adderall online

Küresel bir sağlık krizi haline gelen COVID-19 (koronavirüs) pandemisi, 2019 yılı Aralık ayında Çin’in Hubei Eyaletine bağlı Wuhan şehrinde yeni tip bir koronavirüsün neden olduğu zatürre salgını ile başlamış ve daha sonra dünyanın birçok ülkesine yayılmıştır. Pandemiler tıbbi bir fenomen olmanın yanında bireyleri ve toplumu birçok düzeyde etkileyen sosyal bir olgudur. COVID-19 pandemisi olumsuz pek çok sonuçlarla beraber değişim, güçlenme veya travma sonrası büyüme kavramıyla ifade edilen olumlu durumlar için de fırsat potansiyeli barındırmaktadır. Yazının tamamını oku »

Ansızın beliren ve büyük bir hızla yayılan salgınla dünya karşı karşıya kalmış halde. İlk günden beri tüm dünyaya korku aşılandı. Kalplere; korku, kaygı ve panik telkin edildi. Adeta biz insanlara şu mesaj verildi: Sinsi ve gizli bir düşman geliyor, hızlı ve ani bir biçimde seni yakalayacak, hasta edip seni süründürecek, eşinden dostundan ayırıp hapsedecek, malına-mülküne el koyacak, acı ve feci bir şekilde seni öldürecek. Bütün bunları düşünürken aklıma Kur’an’daki bazı ayetler geldi: Yazının tamamını oku »

Avusturya’da İslam dini 1912 yılından beri resmi din olarak kabul edilmektedir. Avusturya İslam Cemaati (İslamische Glaubensgemeinschaft in Österreich / İGGÖ) Müslümanların resmi temsilcisi olarak Avusturya’da çeşitli çalışmalar yapmakta ve hizmetler sunmaktadır. Bu hizmetler arasında en önemlilerinden biri tüm okularda İslam Din Eğitimi imkânı sağlanması ve dersleri vermek üzere din dersi öğretmenlerinin atanmasıdır. Diğer önemli bir alan ise hastanelerde, cezaevlerinde ve orduda Müslümanlara yönelik Manevi Rehberlik Hizmeteri götürülmesidir. Avusturya Hastanelerinde Manevi Rehberlik Hizmetleri çalışmaları yaklaşık beş yıl önce küçük çapta başlatılmış, birkaç yıldır büyük adımlar atılarak geliştirilmeye çalışılmaktadır. Bu bildiride Avusturya Hastanelerinde Manevi Rehberlik Hizmetleri tanıtılıp bu gelişmeler hakkında bilgi verilecektir. Yazının tamamını oku »

baglanma.jpgÇocukluktaki ve yetişkinlikteki ilişkileri anlamayı amaçlayan yaklaşımlardan birisi olan bağlanma kuramı, yakın ilişkiler psikolojisi açısından önemli bir yere sahiptir. Yaşamın ilk yıllarında bakım veren bireyle çocuk arasındaki ilişkinin niteliği üzerine yapılan araştırmalar sonucu geliştirilen bağlanma teorisi ışığında yakın ilişkilerin karmaşık yapısı çeşitli açılardan sınıflandırılarak anlaşılmaya ve açıklanmaya çalışılmıştır.  Çocuğun sağlıklı kişilik geliştirmesinde güvenli ve destekleyici aile ortamı önemli bir faktördür. Ebeveyn kaybı, boşanma, sosyo-ekonomik yoksulluk, kötü muamele, ihmal gibi nedenlerle ailesinden ve sosyal çevresinden ayrılmak zorunda kalarak, bakım ve korunma altına alınan çocukların güven duyguları zedelenmekte ve yaşama uyum sağlamakta zorlanmaktadırlar. Bağlanma kuramı açısından travma etkisi oluşturan ayrılma, kaybetme, kopma durumlarına maruz kalan korunmaya muhtaç çocuklar geçmişte yaşadıkları istismar ve ihmalin de etkisiyle genellikle kaygılı ve kaçınmacı bağlanma tarzını kullanmaktadırlar.

Yazının tamamını oku »

11 Ekim 2017Maarif Meselesi

kemal-sayar.jpg

Tolstoy, orduya katıldığında subaylardan birinin, yürüyüşte sırayı bozduğu gerekçesiyle bir askeri dövdüğüne tanık oluşunu anlatır. Tolstoy subaya şöyle der: “Kendin gibi bir insana bu şekilde davranmaktan utanmıyor musun? Hiç mi İncil okumadın?” Subay şöyle karşılık verir: “Peki, sen hiç mi Ordu Tüzüğü okumadın?” Bu sert yanıt, maddi olanın yönetimini ele geçirmeye çalışan tinsel insanın yüzüne bir şamar gibi inecektir daima… İnsanları maddi şeyleri elde etmeye yöneltenlerin adalet ve insafa ihtiyacı yoktur.

Yazının tamamını oku »

ierdem.jpgİnsan davranışını anlamaya ve açıklamaya çalışan disiplinler genellikle insanın ve toplumun hastalıklı, sorunlu ve yetersiz yönleri üzerinde daha çok durmuşlardır. Medikal yaklaşım olarak adlandırılan bu bakış açısı günümüzde varlığını sürdürmeye devam etmektedir. Ruhsal bozuklukların ve hastalıkların teşhis ve tasnifinde kullanılan uluslararası ölçütler de insanda yanlış olanı bulmaya yönelik düzenlenmiş olup “insanda doğru olan nedir?” sorusuna yer vermemiştir. Sosyal hizmet disiplini de bireyin sosyal işlevsizlikleri üzerine yoğunlaşarak iyileştirme çabalarına ağırlık vermiştir. Matematiksel ifadeyle; hayat doğrusu üzerinde negatif yönde olan insanı nötrleştirmek için hizmet modelleri sunmuş ve bunda da kısmen başarılı olmuştur. Ancak insan manevi boyutu olan bir varlık olduğu için bu boyutu güçlendirilmeden uzun süre nötr kalarak yaşaması mümkün değildir. Bu nedenle insanın temel erdem ve güçlerinin desteklenmesi ve geliştirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmanın temelini sosyal hizmet uygulamalarında insani erdemlerin nasıl ele alınması gerektiği konusu oluşturmaktadır. Affedicilik, yardımseverlik, şükür ve alçakgönüllülük gibi dört temel erdemin insanın sosyal işlevselliği üzerindeki etkisi değerlendirilmektedir.

Yazının tamamını oku »

ds-adalet.jpgCeza adalet sistemi içinde uygulanan denetimli serbestlik faaliyetleri ağırlıklı olarak yetişkin hükümlülere hizmet vermek üzere kurgulanmıştır. Denetimli serbestlik uygulamasına tabi tutulan çocuk sayısı her geçen gün artsa da, 2015 yılı itibariyle denetimli serbestlikten yararlanan kişilerin sadece %5’i çocuklardan oluşmaktadır. Bu nedenle denetimli serbestlik hizmetleri kapsamında çocuklara yönelik uygulamalar, yetişkinlere hizmet veren sistemden çocukların yararlandırılması şeklinde yürütülmektedir. Ancak çocuklar kendine özgü gelişim özellikleri nedeniyle yetişkinlerden ayrı değerlendirilmesi gereken ve özel gereksinimleri olan bir gruptur. Çocukları yetişkinlerin küçük bir modeli olarak algılama hatası sonucu çocuklar için yapılan uygulamalarda çevresi içinde birey anlayışı doğrultusunda ön değerlendirme yapılmadan, çocuk ve ailenin katılımı sağlanmadan uygulanan programların başarılı olması mümkün görülmemektedir.

Yazının tamamını oku »

osmanli-dulhane.jpg

Ondokuzuncu yüzyıl Osmanlı devleti için askerî, siyasî, ekonomik ve sosyal açıdan önemli gelişmelerin olduğu bir dönemi ifade eder. XIX. yüzyılın ikinci yarısında Balkanlar’dan ve Kırım’dan gerçekleşmeye başlayan kitlesel göçler bu gelişmelerin en önemlilerinden birisidir. Şehirlere akın eden göçmenler önemli sorunlara yol açmış, devlet bu durum karşısında birtakım tedbirler almak zorunda kalmıştır. Ancak, göçlerin özellikle 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşının ardından daha da artarak devam etmesi sorunları içinden çıkılmaz hale getirmiştir. Her ne kadar Osmanlı devleti, gerekli tedbirleri alarak göçmenlerin önemli bir kısmını imparatorluğun çeşitli vilayetlerine yerleştirmişse de, savaşı takip eden yıllarda yine de İstanbul’da büyük sosyal sorunlar ortaya çıkmıştır. İşte bu sorunları çözmek üzere İstanbul’da yeni sosyal yardım kurumları açılmıştır. Bu kurumların en önemlilerinden birisi de Dulhane’dir.

Yazının tamamını oku »

sasam-dergi.jpg

Sağlık-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezi (SASAM), Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası’nın politika ve uygulamalarının akademik altyapısını oluşturmayı amaçlayan, sağlık, sosyal politika ve iş gücü politikalarına ilişkin küresel ölçekte ve Türkiye ölçeğinde kanıta dayalı bilgi üreten, kaynağı çalışanların alın teri olan, alanında ilk ve tek strateji kuruluşudur. Sağlık, sosyal ve iş gücü politikalarını bilimsel çalışmalar ışığında çağdaş standartlara kavuşturacak akılcı çözümler üretmek sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının haklarını geliştirmeyi hedefleyen politikalar üretmek, SASAM’ın öncelikli amaçları arasındadır. SASAM bilimsellik, bağımsızlık, güvenilirlik, tarafsızlık, değerlere bağlılık, paydaşlık ve katılımcılık ile çözüm odaklılığı kendine ilke edinmiştir.

Yazının tamamını oku »

evde-bakim-kapak.jpg

Yrd. Doç. Dr. Zeki Karataş tarafından kaleme alınan “Manevi Değerler Boyutuyla Evde Bakım Hizmetleri” adlı kitap Açılım Kitap tarafından yayınlandı. Kitabın tanıtım yazısında şu bilgilere yer almaktadır: Başkasının bakımına muhtaç olmak arzulanan bir durum değildir. Ancak özür, kronik hastalık ve yaşlılık gibi nedenlerle sağlıklı her birey bakıma muhtaç olma riski taşımaktadır. Önemli olan bakım hizmetini, bireyin yaşadığı sosyal çevrede ve insan onuruna yakışır bir şekilde yerine getirilebilmektir. Toplum temelli bakım ve rehabilitasyon hizmeti olarak nitelendirilen evde bakım hizmeti Türk toplumunun kültür yapısına ve manevi geleneklerine uygun bir modeldir. Yorucu ve uzun süreli bir iş olan bakım hizmeti doğası gereği fizyolojik, psikolojik, sosyal ve ekonomik sorunlara yol açmakta; tükenmişlik sendromu yaşanmasına neden olmaktadır. Kitapta yaşam öykülerine yer verilen aile bireyi bakıcılar tüm bu ağır sorumlulukların üstesinde nasıl geldiklerini ve evde bakım hizmeti sunarken manevi değerlerinden nasıl destek aldıklarına kendilerine özgü üsluplarıyla dile getirmişlerdir.

Yazının tamamını oku »

sasam-rapor.jpgSağlık-Sen SASAM Enstitüsü tarafından Türkiye’de Sosyal Hizmet ve Sosyal Yardım Politikaları adlı bir rapor hazırlanmıştır. Raporun girişinde çalışmanın amacı şu şekilde anlatılmıştır: “Son yıllarda uygulanan sosyal politika uygulamalarında ciddi gelişmeler sağlandığı ortadadır. Ancak bu gelişmelerin toplumsal yansımalarının tamamının olumlu ve başarılı olduğunu söylemek mümkün değil. Yaşanan olumsuzlukların, gelişen sosyal problemlerin nedenlerini araştırmak, toplumsal ve kültürel koşullarımıza uygun politikalar geliştirmek durumundayız. Bu noktada Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı kurulduğunda, Türkiye’nin aydınlık geleceğinin sosyal kalkınma ile mümkün olacağına inananlar olarak çok umutlandık. Sağlık Sen olarak “Nasıl Bir ASPB?” başlığı altında bu analizin ekinde de yer verdiğimiz bir rapor hazırladık ve beklentilerimizi ortaya koyduk.

Yazının tamamını oku »

tuketim.jpgBu makale, tüketim kültüründe kadın bedenin cinsel bir meta olarak kurgulanmasını ve sunumunu konu edinmektedir. Tüketim kültürünün kadın bedeni için öngördüğü güzellik ve standardize edilmiş beden anlayışında; kadın bedeni, görselliği ön planda olan cinsel cazibeli bir gövde olarak sunulmaktadır. Böylece çağımızdaki kapitalist ekonomik piyasa ve onun ürettiği kültür ve yine ekonomik piyasanın endüstriyel aygıtları tarafından kadın bedeninin cinsel haz ve tüketim nesnesine indirgendiğine şahit olunmaktadır. Kapitalist ekonomik piyasa ve onun kültürü sürekli değişen ve yenilenen tasarı bir kadın bedeni kurgulama peşindedir. Kadın bedeni ve cinselliğine ait toplumda var olan sosyo-kültürel kodlar tüketimi arttırma amacıyla kolaylıkla kullanabilmektedir.

Yazının tamamını oku »


© 2008 Tema Tasarım Just Skins | Yönetim