adderall online

6 Mayıs 2010Çatışma Yönetimi

catisma.jpgBir zamanlar, her şeyden sürekli şikayet eden, her gün hayatının ne kadar berbat olduğundan yakınan bir kız vardı. Hayat, ona göre, çok kötüydü ve sürekli savaşmaktan, mücadele etmekten yorulmuştu. Bir problemi çözer çözmez, bir yenisi çıkıyordu karşısına. Genç kızın bu yakınmaları karşısında, mesleği aşçılık olan babası ona bir hayat dersi vermeye niyetlendi. Bir gün onu mutfağa götürdü. Üç ayrı cezveyi suyla doldurdu ve ateşin üzerine koydu. Cezvelerdeki sular kaynamaya başlayınca, bir cezveye patates, diğerine yumurta, sonuncusuna da kahve çekirdeklerini koydu. Daha sonra kızına tek kelime etmeden, beklemeye başladı. Kızı da hiçbir şey anlamadığı bu faaliyeti seyrediyor ve sonunda karşılaşacağı şeyi görmeyi bekliyordu. Ama o kadar sabırsızdı ki, sızlanmaya ve daha ne kadar bekleyeceklerini sormaya başladı. Babası onun bu ısrarlı sorularına cevap vermedi. Yirmi dakika sonra, adam, cezvelerin altındaki ateşi kapattı. Birinci cezveden patatesi çıkardı ve bir tabağa koydu. Yazının tamamını oku »

cimen.jpgBahar aylarının verimli topraklarının içinde iki tohum yan yana yatıyorlardı. Tohumlardan biri diğerine: “Ben büyümek istiyorum!”dedi, “köklerimi altımdaki toprağın derinlerine ve filizimi yeryüzüne göndermek istiyorum. Güneşin sıcağını yüzümde, sabahın tatlı dokunuşlarını yapraklarımda hissetmek istiyorum!”dedi ve büyümeye başladı. İkinci tohum ise, “Ben korkuyorum” dedi, “Köklerimi altımda yatan toprağın derinliklerine gönderirsem, karanlıkta beni neyin beklediğini bilmem. Üstümdeki toprağı zorlayıp yeryüzüne çıkmaya çalışsam, filizlerim zarar görebilir. Hem tomurcuklarım açmaya başladığında üzerlerinde salyangozlar gezip, onları yemeye kalkarsa? Yazının tamamını oku »

japan2.jpg“Kaizen herkesin katılımını öngören sürekli gelişmeyi ifade etmektedir. Kaizen felsefesi, çalışma ve sosyal yaşamın ve aile yaşamının sürekli gelişmeye tabi olması demektir.” Masaaki Imai[1] …Bugün dünyada Japon şirketlerinin başarısı hepimizce biliniyor. Özellikle otomotiv, elektrik ve elektronik alanlarında Japon şirketlerindeki inanılmaz büyüme bütün dünyanın ilgisini çekiyor. Japonya’da şirket yönetiminde elde edilen başarının sırlarını öğrenmek ve bunu uygulamak tabii ki çok önem taşıyor. Dünyanın en başarılı şirketleri Japonya’daki şirketlerin yapısını, çalışma sistemini ve ilkelerini yakından izliyorlar. Yazının tamamını oku »

catisma2.jpgTürk toplumu olarak, “erkek bir toplum” olmamız dolayısıyla, meclisten sokaktaki vatandaşa kadar çatışmalarımızı şiddet yoluyla çözme hevesi medya tarafından da ağır çekimlerle defalarca tekrarlanıp desteklenince, bu konuda zihinlerimizdeki model sayısı oldukça fazlalaşmaya başladı. Her ne kadar son zamanlarda bazı reklam filmleriyle bu yönümüzle dalga geçilse bile biz yine de çatışmalarımızı bildik yollarla ‘erkekçe’ hallederiz(!) Çatışma insanoğlunun hemcinsleriyle iletişim kurduğu ilk çağlardan beri varolan bir olgu olmakla beraber günümüzde daha şiddetli ve yön değiştirmiş şekliyle karşımıza çıkmaktadır. İnsanlar arası ilişkiler karmaşıklaştıkça, yaşanılan iletişim problemlerinin çözümü de karmaşıklaşmış ve çözüm arayışları yeni tekniklerin geliştirilmesini sağlamıştır. İnsandaki ‘ego’nun(ene) doyumsuzluğu ve sadece kendisi için endişe duyma özelliği(hodendiş) ilişkilerindeki uyumsuzluğunu giderek arttırmaktadır. Yazının tamamını oku »

enneagram1.jpgEnneagram, bütün tecrübelerimizi düzenlediğimiz ve anlamlandırdığımız motifleri açıklar. Onun temel önermesi, tecrübelerimizi çevresinde düzenlediğimiz ve yorumladığımız çekirdek modeli, hayatımızdaki olayları yerleştirdiğimiz çerçeveyi anladığımızda ruhsal ve psikolojik büyümemizde çok daha hızlı bir ilerleme gerçekleştirebileceğimizdir. Bu çekirdek model, tabii ki bizim kişilik tipimizdir. Tipimizi tanıdığımızda ve onun içimizdeki işleyişini anladığımızda, kişiliğimizin bizden gizli olan yönleri açığa çıkmaya başlar ve paradoksal bir şekilde şiddetini kaybetmeye başlar. Aniden, manevra yapabileceğimiz çok daha geniş bir psikolojik alana sahip oluruz, çünkü kendimizi daha geniş bir perspektiften görebiliriz. Yazının tamamını oku »

white_liliweb.jpg“Felsefe kişinin kendi cehaletini kabulüyle başlar ve biter” Hans-Georg Gadamer

İnsan kendini gerçekleştiremez. Kendini gerçekleştirme, bir olumsuzlamadır, olumlama gibi vurgulansa da. Çünkü o, ben olmayı, özne olmayı tüm var olan içinde tekbiçimci kabul etmenin ürünü olarak karşımıza çıkar. Bu bakış açısından hareketle insan sadece kendini kendinde gerçekleşmeye açabilir. Bu da her var olanın kendinde var olan ayırıcı özelliğini inşa etmenin kabulüdür. Felsefe ile düşünmek, günlük söylentilerin ötesine geçerek olanı olduğu gibi okumak eylemidir. Felsefe ile düşünmek bir dil geliştirmek edimi ve buna göre okuma edimidir. Benin “kendinde gerçekleşmesi” olarak dil, şimdide olmanın bir sürecidir. Her dil edimi, bir kendinde iletişim bir de dışa yönelik iletişimdir. Yazının tamamını oku »

basari.jpg1. Hedef insanın rehberidir

Başarının ilk işareti ne istediğini bilmektir. Hedefi olan kimseler, kendi değerlerini tayin eder ve onlara göre yaşar. Tarihin karanlığına gömülmeyen bütün buluş ve icatların arkasında hedefini belirlemiş bir kişilik yatar. Şahısları başıboş dolaşmaktan hedefleri kurtarır. Bir hedef tespit edip ona ulaşmak için çalışanın enerjisi artar. Hedefi belirleyip kendimizi o hedefe adarsak başarılı oluruz. İstanbul’un Fatih semtinin Sinanağa Mahallesindeki “Sanki Yedim Camii” küçük birikimlerin hedefe odaklanınca neler yapabileceğinin güzel bir örneğidir. Osmanlı eşrafından Keçeci Hayrettin Efendi ismindeki bir zat, bundan 300 sene önce, canı fazladan yeme-içme-kıyafet gibi şeyler isteyince yemeyip bedelini sabırla biriktirerek bu camiyi inşa etmiştir. Yazının tamamını oku »

entellektuel.jpgİnsanî tekemmül eğitimin en önde gelen gayesi olması hasebiyle fert, öğrenme sayesinde içinde bulunduğu kâinata yeni bir anlam yükler ve kâinattaki konumunu yeniden belirler. Afakî âlemden insanın zihnine transfer edilen malumatlar inanç süzgecinden geçirildikten sonra kişinin tutum ve davranışlarına etki etmeye başlar. Bu noktada ön kabuller devreye girerek bilginin yorumlanması ve yeni bilgi üretilmesi süreci başlatılmış olur. Özellikle 1990′lı yıllardan sonra bilişim teknolojilerindeki gelişmeler bilginin sermaye haline gelmesine neden olmuştur. “Entelektüel sermaye” de denilen kavramla bilgi endüstrileri tarım, sanayi ve hizmet sektörü yanında baş köşeye oturmuştur. Artık postmodern insan tipinden beklenen bilgiye katma değer eklemesidir. Yazının tamamını oku »

12 Eylül 2008Ömür Dakikalarımız

omur2.jpgMedeniyetin önümüze koyduğu bir hedeften diğerine koşarken, acil işleri yapmaktan bir türlü asıl işlerimize vakit bulamıyoruz. Hedeflerin çokluğu ve zamanın dar oluşu stres yüklenmemizi kaçınılmaz hale getiriyor. “Kervan yolda düzelir” mantığıyla plânlamaya önem vermememiz, hesapta olmayan gelişmeleri doğurunca çabalarımızın boşa gitmesine yakınıp duruyoruz. Yaşadığımız tecrübelerden de müspet dersler çıkarmayınca, bir karamsarlık hali çöküyor üzerimize. İşte benim gibi otuz beş yaş civarında olan insanların yaşadığı durgunluk bu olsa gerek. Öğrencilik yıllarımızda hayat hakkında büyük ve belki de çoğu hayal olan beklentilere sahiptik. Zamanla bunların büyüttüğümüz kadar bir anlamı olmadığını görünce ayaklarımız biraz daha yere basar hale geldi. Ama yaşamadan, tecrübe etmeden idrakin gerçekleşmediğini öğrendik. Yazının tamamını oku »


© 2008 Tema Tasarım Just Skins | Yönetim