adderall online

manevi_bakim.jpgAnkara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ile Sağlık Bakanlığı Türkiye’de bir ilk olan yüksek lisans ve doktora programı başlattı. ‘Manevi bakım uzmanı’ yetiştirecek bu eğitim projesinde, şimdilik 20 öğrenci ders görüyor. Öncelikle hastanelerin onkoloji bölümlerinde istihdam edilecek uzman adayları 2013′ün haziran ayında mezun olacak. 1980′li yılların sonunda Ankara’da bir hastanede ilginç olduğu kadar üzücü bir olay yaşanır. İnsanın içini cız ettiren hikâye şöyle: Ağır bir hastalık için tedavi gören Murat bey, akşam üzeri fenalaşınca yakınları bir din görevlisinin çağrılmasını ister. Amaçları cenazeyi kaldırmaya hazırlanmak değildir. Böyle bir zamanda bunu kim düşünebilir ki! Evet hasta ağırdır, aile de endişeli… Ancak o andaki tek ihtiyaçları manevi destektir. Hem kendilerine hem hastalarına merhem olacak bir destek. Sağlık Bakanlığı’nın o dönemde yayınladığı, ‘din görevlilerinin hastanelerde yer alacağına’ dair yönetmelik gereği, hastanede bir imam vardır. Kendisine haber verilir. Başına beyaz takkesini takan imam vakit kaybetmeden hastanın odasına gider ve Yasin Sûresi’ni okumaya başlar… Bu sırada hastanın kalp atışlarını gösteren cihazın sesi yavaş yavaş kesilir ve yaşam değerleri düşer. Doktorlar, hemşireler, hasta yakınları endişelenir. Yasin, kültürümüzde ölümü hatırlatan bir sûre olduğu için hastanın psikolojisinin olumsuz etkilendiği düşünülür. Sonrasında da Ankara Tabipler Odası’na yapılan şikayet sonucunda yönetmelik yürürlükten kalkar. Aslında büyük bir ihtiyacı karşılayacak olan ‘manevi yaklaşım hizmeti’ daha başlamadan tarihe karışır. Ta ki bir yıl öncesine kadar… Yazının tamamını oku »

agri.jpgKanser, her geçen gün katlanarak artan önemli bir sağlık sorunudur. Dünya Sağlık Örgütü’nün tah­minlerine göre dünyada 14 milyon kanserli birey yaşamakta ve 2020 yılında yeni kanser vakalarının tüm dünyada yılda 20 milyona çıkacağı tahmin edilmektedir. Sağlık bakım hizmetleri ve teknolojilerindeki geliş­meler, tanı, tedavi ve palyatif bakımdaki gelişmeleri de olanaklı kılmaktadır. Böylece kanserli bireylerin yaşam sürelerinin uzaması sağlanmaktadır. Bunun sonucunda da ağrı, kanserde en yaygın görülen ve hastayı en çok sıkıntıya sokan semptom olarak kar­şımıza çıkmaktadır. Kanser ağrısının görülme sıklığı metastazlı hastalarda %30, ileri dönemdeki kanser hastalarında ise %80 olarak bildirilmiştir. Kanser ve ağrı tedavisindeki gelişmelere rağmen kanser ağrı­sında iyileşme %25′in üzerine çıkmamaktadır. Yazının tamamını oku »

cancer2.jpgKanserin, tanıyı alan bireylerin ve yakınlarının, bilişsel, psikolojik, duygusal, tinsel ve sosyal alanlarında derin etkiler yarattığına kuşku yoktur. Gerek hastalık tanısı gerekse tedavi süreci hastanın ben imgesinde, bedenine ilişkin algısında, gündelik hayatının işleyişinde, ilişkilerinde, kişisel ve sosyal rollerinde tanıyla başlayan değişimler yaratarak destek gereksinimini artırır. Tanıyla, tedaviyle ilgili endişeler, geleceğe ilişkin belirsizlik, kemoterapinin ya da radyoterapinin belirgin fiziksel yan etkileri ve ölüm düşüncesi bir yandan psikososyal esenliği tehdit ederken öte yandan kanser hastası bu sürece uyum sağlama çabasına girmektedir… Kanserle başeden bir hasta için iyileşmeye giden yolda, ne kadar etkili olursa olsun, yalnızca tıbbi tedavi protokolleri (kemoterapi, radyoterapi, cerrahi müdahale gibi) yeterli değildir. Tedavi süresince ve sonrasında hastanın psiko-sosyal esenliğini temin etmesi ve bunu sürdürebilmesi de temel tedavi ölçütleri arasındadır. Yazının tamamını oku »

hasta_cocuk.jpgBu araştırmanın amacı, kronik hastalıklı çocuğu olan annelerin, yaşadığı duygu, uyum, destekleyici sistem ve çocuklarının tedavi-kişisel bakımı yönünden yaşadığı güçlüklerin neler olduğunu belirlemektir. Araştırmada, Çukurova Üniversitesi Balcalı Eğitim ve Uygulama Hastanesi Çocuk Cerrahi Servisinde yatan on çocuğun anneleri denek olarak kullanılmıştır. Veriler, yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile toplanmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Bu araştırmanın sonucunda ortaya çıkan temaların frekansları hesaplanmıştır. Yazının tamamını oku »

saglik34.jpgT.C. Sağlık Bakanlığı Hastanelerinde sosyal hizmet uzmanlarının temel hizmet birimi sosyal servis, sosyal servisin temel elemanı sosyal hizmet uzmanıdır.(1) Sosyal Hizmet mesleği; insanların problem çözme kapasitelerini arttırmayı; kaynak, hizmet ve olanak sağlayacak sistemlere müracaatçıları sevk etmeyi, bu sistemlerin etkili ve insancıl olarak işlev görmesi sağlamayı, sosyal politikaların gelişimi ve ilerlemesi için katılımda bulunmayı amaçlayan meslektir.(2) Yazının tamamını oku »

eve_donus.jpgRuhsal hastalık belirtilerinin şiddeti ve gidişi üzerine aile tutumlarının belirleyici bir rolü olduğu ve tedavi sırasında ailenin de ele alınmasının gerekliliği bir çok araştırmada vurgulanmıştır (Spiegel ve Wissler 1986, Falloon ve Pederson 1985, Domenici ve Griffin- Francell 1993). Şizofreni hastalarının, 1960′lardan itibaren akıl hastanelerinden çıkıp toplum içinde yaşamlarını sürdürmeleri ile birlikte, aileler hastaların bakımıyla ilgilenmekle birinci derece yükümlülük kazanmışlardır. Günümüzde aileyi dışarıda bırakan şizofreni tedavi modellerinin etkisiz ya da eksik olduğu artık gösterilmiştir (Bellack ve Mueser 1993). Birçok aile yönelimli araştırma grubu (Falloon ve ark. 1985, Goldstein ve ark. 1995), bu nedenlerle şizofreni gidişinde aile tedavilerine odaklanmıştır. Yazının tamamını oku »

13 Temmuz 2009Kanserin Sosyal Boyutu

cancer.jpgKanser adının anılması bile çoğu insanın tüylerini ürpertir. Geçmiş yıllarda çoğu zaman ölümle eş değerde tutulan kanser hastalığının tedavisinde yaşanan gelişmeler, kanseri yenen ünlülerin medyadaki haberleri ve erken teşhisin öneminin anlaşılması ile günümüzde tedavisine daha umutla bakılan zorlu ve uzun bir mücadele olarak algılanmaya başlandı. Bu uzun mücadele insanı biyolojik olduğu kadar psikolojik ve sosyal yönden de etkileyen süreçleri içermektedir. Bu nedenle tam bir iyilik halinin sağlanabilmesi için hasta biyolojik olarak tedavi edilirken uzman kişiler tarafından psikolojik ve sosyal yönden de desteklenmeli ve gereken tedavi verilmelidir. Yazının tamamını oku »

kriz.JPGEylül 2008′de Amerika Birleşik Devletleri’nin önemli yatırım bankalarından Lehman Brothers’ın iflasını açıklaması ile başlayan ekonomik kriz tüm dünyayı etkilemeye başladı. Etkileri ülkemizde de hissedilmeye başlayan ekonomik kriz dünyada egemen ekonomik sistem olan kapitalizmin doğasından kaynaklanmaktadır. Sistemin ilk büyük krizi 1929 yılında ortaya çıkmıştır ve “Büyük Buhran” olarak da adlandırılmaktadır. Özellikle 1980 yılından sonra neo-liberal politikaların dünyaya tek çözümmüş gibi sunulması ve yaygınlaştırılması ile dünyada ekonomik krizlerde ciddi bir artış yaşanmıştır. Yazının tamamını oku »

otizm.jpgOtizm hastalığında kalıtsal faktörler önemli bir rol oynamaktadır. İnsan genleri, çevresel faktörler ve beslenmeden etkilenebilmektedir. Genler bu faktörlere bağlı olarak kapanabilmekte veya açılabilmektedir. Bu durumda genlere sahip olma özelliği aslında oldukça yaygındır ve toplumun yaklaşık %60′ında mevcuttur. Bu nedenle de otizme yatkın olarak doğan çocuklar bağışıklık sistemlerinde yetersizlik, hormonal bozukluk, alerji, sindirim sistemlerinde bozukluklar ve buna bağlı beslenme yetersizlikleri ile dünyaya gelmektedirler. Aynı gerekçelerle bu çocuklarda astım, epilepsi, kalp-damar hastalıkları, kemik erimesi, şeker hastalığı ve çeşitli kanserlere yakalanma olasılığı da yükselmektedir. Yazının tamamını oku »

aile-terapisi.jpgÜlkemizde meydana gelen toplumsal değişme, kentleşme, sanayileşme, iç göç hızının artması, gecekondulaşma aile kurumunun çözülmesine paralel olarak ebeveyn tutum ve davranışlarında sorunların ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Karı-koca iletişim içerisinde uyum, ahenk sağlayamaz ise çocukların doğumuyla birlikte ortaya çıkan anne ve babalık rolüne de olumsuz etkilemektedir. Uyum sorunu yaşayan ebeveynler, çocuklarının doğmasıyla birlikte olumlu ve sağlıklı iletişim gerçekleştirememektedirler. Bunun sonucu olarak aile yaşam evrelerinde, çocuklarıyla yaşadıkları kriz ve çatışma çocukta uyum - davranış bozukluklarına yol açmakta ya da sokağa yöneltmektedir. Yazının tamamını oku »

isitme22.jpgHer 1000 yeni doğan bebekten yaklaşık 1-3′ü çeşitli tiplerde işitme kaybı göstermektedir. Çocuklarda konuşma edinim yaşının yaşamın ilk 3 yılında şekillendiği düşünülürse erken dönemdeki işitme kaybı tespitinin önemi anlaşılır.

Bebeklerde işitme kaybının erken tanı ve tedavisi için her bebeğe yeni doğan işitme taraması yapılması gereklidir. Yeni doğan işitme taramasında sıklıkla kullanılan iki yöntem ABR ve Otoakustik emisyon testidir. Taramalarda bu yöntemler ayrı ayrı veya bir arada kullanılabilir. OAE testi hızlı ve kolay uygulanabilmesi açısından yeni doğan işitme taramasında tercih nedenidir. Yazının tamamını oku »

tarik_tuncay.jpgBu yazımızda Tarık Tuncay‘ın Sağlık ve Toplum Dergisi’nde Türkçe olarak yayınladığı “Kronik Hastalıklarla Başetmede Tinsellik” adlı makalesini incelemeye çalışacağız (Tuncay, T. (2007). “Kronik Hastalıklarla Başetmede Tinsellik”, Sağlık ve Toplum, 17(2):13-20.). Makalede özetle; sağlık perspektifinden incelenen maneviyat konusunun, hastaların tedavi sürecine etkisi üzerinde durulmuştur. 51 adet yabancı kaynağın taranması sonucu yazarın kendi yorumu ile ortaya koyduğu tespitler, bu alanda çalışanlar tarafından önemle üzerinde düşünülmesi gereken hususları içermektedir. Makalenin yazarı Tarık Tuncay, 2000 yılından bu yana Hacettepe Üniversitesi İİBF Sosyal Hizmetler Bölümü’nde Araştırma Görevlisi olarak çalışmaktadır. Aynı üniversitede doktora çalışmasını da sürdürmektedir. 2007 yılında kendi ifadesi ile tinsellik (spirituality) olarak isimlendirmeyi tercih ettiği maneviyat konusunda bir İngilizce, bir de Türkçe olmak üzere iki adet makale yayınlamıştır. Yazının tamamını oku »


© 2008 Tema Tasarım Just Skins | Yönetim