adderall online

ntarhan.jpgMobilya mağazasında kocası ile kavga eden çarşaflı kadını düşündükten sonra bu yazıyı yazma ihtiyacını hissettim. Sade yaşamanın güzelliğini kaybeden bir kültür bizim kültürümüz olamazdı. İç mimari mesleği ile uğraşanlar yanlış anlamasınlar ancak mesleklerinin bazı risklerini onlara anlatmak istiyorum. Özellikle iç mimari ve tasarım üretiminde önde olan İtalya, İspanya’nın süratle krize yönelmesi bazı sosyal hastalıkları bize hatırlattı. Bu üç sosyal hastalık aile de ve ülke de ekonominin çöküşünün görünmeyen psiko-sosyal nedenidir. Batının  “Hedonizm, Egoizm ve Komfortizm” hastalıkları çöküşün işaretleri olarak düşünülmelidir. Bu sosyal hastalık belirtileri bizde de çokça rastlanır oldu. Zevkçiliği, bencilliği ve kişisel rahatını yücelten bireylerin çoğunlukta olduğu hiçbir aile mutlu olamaz, hiçbir kurum devam edemez ve hiçbir toplum ayakta kalamaz. Yazının tamamını oku »

family.jpgAvrupa Birliği (AB) Komisyonu, ilk kez 1996‘da fırsat eşitliği kavramının içeriğini genişletip “kadın politikası” yerine “eşit cinsiyetler görüşü”nü (gender perspective) benimseyerek, “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” (“Gender Mainstreaming”; GM) kavramını kabul etmiştir.[1] Bununla da kalmayıp AB, 1 Mayıs 1999‘da onaylanan Amsterdam Sözleşmesine cinsiyetler arası aktif eşitlik politikalarının GM‘ye göre biçimlendirilmesi yönünde üye ülkeler için bağlayıcı bir hüküm koymuştur.[2] Tek taraflı feminist kadın politikalarına kıyasla her iki cinsiyete eşit değer veren, kadın ile erkeklerin potansiyellerinin gün ışığına çıkmasına ve uygun alanlarda aktif olarak kullanılmasına fırsat eşitliği çerçevesinde imkân vermesinden dolayı GM‘nin ortaya çıkmasını, ilk yazımda özellikle cinsiyetler arası sosyal barışı temin etme vizyonu açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirmiştim.[3]

Yazının tamamını oku »

romanlar.jpg16-17 Aralık tarihinde İstanbul Beyoğlu İlçesi Cezayir Konferans Salonu’nda Roman Topluluklar İçin Sosyal Politikalar Konferansı’na Konya Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü adına katıldım. İlimizden Dr. Özgür Ünal ve Yeni Mahalle Muhtarı Ali Hakikat’te konferansın katılımcıları arasındaydı. Konferans süreci ve önceki çalışmaların tümü; edRom (Edirne Roman Derneği), Boğaziçi Üniversitesi SPF (Sosyal Politika Forumu) Anadolu Kültür, Consulate General of Swiden ve Tacso (Stk için Teknik Destek) işbirliğiyle gerçekleştirildi ve Avrupa Birliği tarafından desteklendi. Roman topluluklar için Bütünlüklü Sosyal Politikalar Geliştirme Projesi Ayşe Buğra, Başak Ekim Akkan, Mehmet Baki Deniz, Mehmet Ertan, Özlem Anadol, Goncagül Gümüş tarafında yürütüldü. Konya, Erzurum, Samsun, İzmir Bergama, Hatay,  Sakarya, İstanbul’da atölye çalışmaları yaptılar. Konferans bu atölye çalışmasının sonuçları ve çözüm önerilerini paylaşmak üzere düzenlenmişti. Yazının tamamını oku »

evsiz.jpgYalnız, tedirgin, gururlu, kirli ve kötü kokulu, öfkeli, mağrur, tuhaf bakışlı, zor öykülere sahip insanlar. Bu sıfatlar yan yana geldiğinde çoğu zaman bir evsizi tanımlamak için kullanılmaktadır. Hemen hemen dünyanın her yerinde sayıları gittikçe artan evsizler, üç beş eşya ile otobüs terminallerini, tren garlarını, hastaneleri ya da bankomatları geçici ya da sürekli olarak mesken olarak kullanan, zor öykülerin mağrur bakışlı aktörlüğünü üstlenmişlerdir. Birleşmiş Milletler Raporlarına göre, Dünyada 100 milyon evsiz bulunmaktadır. Pek çok sosyal sorunun bir bileşkesi konumunda olan evsizlik, 21. Yüzyıl’da insanlığın içinde bulunduğu trajedinin de en önemli göstergelerinden biridir. Kuşkusuz ki evsizlik günümüz dünyasında, en önemli sosyal sorunlardan bir tanesidir. Bu çalışmada evsizlik olgusunun tanımlanması, evsizliği oluşturan nedenler ve evsizlerin genel karakteristikleri üzerinde durulacaktır. Yazının tamamını oku »

evsiz2.jpgEvsizlik, özellikle gelişmiş ülkelerde kapitalizmin tüm kurumlarıyla islediği ve bireyselciliğin ön plana çıktığı, 1980′ li yıllarda önemli bir sosyal sorun olarak ortaya çıkmıştır. Ülkemizde ise yoksulluk, yetersiz gelir, ruh hastalığı, kendini gerçekleştirememe, işsizlik ve normal yaşam standardı altında yaşayan birey ve ailelerin hızlı bir şekilde artmasıyla gündemimize girmiştir. Evsizlik olgusunu, özellikle ruh hastası ve madde bağımlısı çocuk ve kadınlar yoğun bir şekilde yaşamaktadır(1). Sosyal güvenliliğin aşınması, iş fırsatlarının tabana yayılamaması ve mevcut iş imkânlarının yoksulluk sorununa bir çözüm getirememesi ile beraber evsizlerin sistem tarafından bir korku unsuru olarak kullanılması da problemin büyümesine yol açmaktadır.(2) Çağdaş evsizlik sorununun ortaya çıkmasında, geniş ve büyüyen bir sosyal soruna dönüşmesinde özellikle kentleşmenin beraber getirdiği sorunlar ve teknolojinin inanılmaz gelişiminin önemli bir etkisi bulunmaktadır. (1),(2) Yazının tamamını oku »

ozlem.jpgSanayi toplumu ve modernizmin sonucu olarak kadınlarımızın bir çoğu çalışıyor. Çalışan kadınların birçok sorunu var. Ama çalışan annelerin sorunları sosyal devlet tarafından önemsenmesi ve “acil” koduyla tespit edilerek çözülmesi gereken sorunlar. Çalışan anne, çocuğu dünyaya getirdikten sonra en az 2 yıl çocuğuyla sürekli birlikte olmalı, 4 yıla kadar da çocuğundan her gün 3 saatten fazla ayrı kalmamalı. Çocukta duygusal gelişimde anne yakınlığı, zekâ gelişimin de baba yakınlığının önemi çok büyük. Sevgi, güven çocuğun gelişmesinde oksijenden, gıdadan daha önemli. Anne ile bebeğin arasındaki ilişkinin niteliği kadar, sürekliliği de çok önemlidir. İlk bir yıl içerisinde annenin uzun süreli ayrılığı, çocuğu ruhsal yönden etkilemektedir. İlk üç yaşta çocuk, annesinin ayrılığına birkaç hafta dayanabilir. Yazının tamamını oku »

ifsw.jpgEtkili bir küresel eylem oluşturmak için sosyal hizmette öncü 3 küresel örgüt tarafından organize edilen Sosyal Hizmet ve Sosyal Kalkınma konulu konferans, Çin’in Hong Kong şehrinde 14 Haziran 2010’da gerçekleştirildi. Sosyal hizmet uygulayıcılarının ve sosyal hizmet eğitmenlerinin küresel sosyal kalkınma için ortak bir söylem geliştirmeleri gerektiği üzerinde durulan konferansta, önümüzdeki dönemde; ülkeler ve bölgeler arasındaki ekonomik adaletsizlikler, insan onuru ve değeri, çevresel sürdürülebilirlik ve insanlararası ilişkilerin önemi gibi konular üzerinde durulması gerektiği vurgulandı. Uluslararası Sosyal Hizmetler Birliği Başkanlığı’na Boston Üniversitesi Sosyal Hizmetler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gary Bailey seçildi. Gary Bailey’in IFSW’ın ilk Afrika kökenli başkanı olduğu vurgulandı. Yazının tamamını oku »

abd.jpgMart ayında Harvard Üniversitesi tarafından organize edilen iki günlük konferansta birçok ülkeden gelen kırkı aşkın uzman, 2008’de başlayıp halen devam eden küresel krize İslamî finansın nasıl bir çözüm sunduğunu tartıştılar. Katılımcıların çoğu, yaşanan krize küresel kapitalizmin geçici bir arızası değil, kapitalist finans/iktisadi sistemdeki temel bir arıza olarak yaklaştılar. Hatta bazıları, krizi Batı medeniyetinin önemli bir kırılma noktası olarak takdim ederken, bazıları da “aydınlanma”dan beri yaygın olan paradigmanın çöküşü şeklinde tanımladı. Bu yazımda, söz konusu konferansta sunduğum “Serbest piyasa çılgınlığı ve insan fıtratı” başlıklı tebliğim ve diğer katılımcılardan öğrendiklerim ışığında öncelikle küresel krizi tahlil edip, İslamî finansın ne derece alternatif olabileceğini tartışacağım. Yazının tamamını oku »

calisan_c1.jpgAziz ŞEKER: Kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

Doğan KESKİN: Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesi, Sosyal Çalışma Bölümünden 1971 yılında mezun oldum.  Eğitimim sırasında çalışma yaşamına, iş ilişkilerine ilgi duymaya başlamıştım. Bu nedenle mezun olunca, yurt dışına çalışmaya giden işçilerimize hizmet vermek üzere kurulan genel müdürlüğün kuruluş çalışmalarına katılmak üzere Çalışma Bakanlığında çalışmaya başladım. Askerlik sonrası Türkiye İş Kurumu’nda “işsizlik sigortası” alanında çalıştım. 1974 yılında sınavla İş Müfettişliği’ne girdim. Kamudan emekli olduğum 2009 yılı Nisan ayına kadar bu mesleği uyguladım. Şimdilerde ASMMMO’sına iş hukuku danışmanlığı yapıyorum. Maden Mühendisleri Odası’nda ise, teknik nezaretçi eğitim programında “iş hukuku” alanında ders veriyorum. Yazının tamamını oku »

yasli22.jpgAziz ŞEKER: Kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

Mehmet ERSOY: 1960 yılında Anamur’da dünyaya geldim. 1984 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdim ve aynı Üniversitede 1994 yılında doktora eğitimimi tamamladım. 1997 yılında doçent, 2005 yılında ise profesör unvanını aldım. Uluslararası hakemli dergilerde yayımlanmış 13 makalem, Uluslararası bilimsel toplantılarda sunulmuş 9 adet bildirim, Ulusal dergilerde yayımlanmış 16 adet makalem, Ulusal kongrelerde sunulmuş 17 adet bildirim ve posterim, yayımlanmış pek çok kitabım mevcuttur. Yayımlarım uluslararası alanda pek çok atıf almıştır. Bozok Üniversitesinde yürütücüsü olduğum ve bir gurup akademisyenle hazırladığım “Jeotermal Kaynakları Araştırma ve Geliştirme” projesi kabul edilmiş olup uygulama aşamasındadır. Pek çok bilimsel ve mesleki kuruluşa üyeyim. Yazının tamamını oku »

deprem.jpg17 Ağustos 1999 tarihinde 03:05 tarihinde yaşanan büyük acıyla birlikte ülke gündemini hep meşgul etti depremler. Bu tarihe kadar irili ufaklı bir çok deprem olmakta ve olmaya devam etmekteydi. En son Erzincan’da yandı yüreğimiz. Erzincan, Marmara, Düzce, Dinar, Erzurum, Elazığ depremleri sonrasında yaşananlar yapılması gerekenlere işaret etmesine rağmen her nedense bir türlü ortaya somut bir adım çıkmıyordu.  Acaba sadece depremler mi insanlarda acıya neden olurdu? Trafik kazalarında yaralanan veya ölen vatandaşlarımızın yakınları da acıyı tanır mıydı? Yerin 540 metre altında grizu faciasında, çığ, sel gibi afetlerde ölen insanların yakınları acıyı ne kadar hissederdi? Şüphesiz ki ben bunu cevaplayabilecek durumda değilim. Bu olaylar sonrasında geride kalanların sadece acılarını paylaşmak yeter miydi peki… Yazının tamamını oku »

sosyal_retorasyon.jpgSosyal hizmet sunumunun basamakları vardır: 1.İyileştirici, geliştirici, 2.Koruyucu, önleyici, 3.Tedavi ve rehabilite edici. Bu basamakların tümünde sağlıklı bir sosyal hizmet sunumu için koordinasyon ihtiyacı olmazsa-olmaz bir gerekliliktir. Kamu-Yerel Yönetimler-STK işbirliği olmadan sağlıklı, dört başı mamur sosyal hizmet sunulamaz. Sosyal hizmetin tüm aşamalarında önemli ve gerekli olan bu birliktelik, özellikle 1. ve 2 . maddelerde daha da önem kazanır. Yazının tamamını oku »


© 2008 Tema Tasarım Just Skins | Yönetim