adderall online

sosyal_retorasyon.jpgSosyal hizmet sunumunun basamakları vardır: 1.İyileştirici, geliştirici, 2.Koruyucu, önleyici, 3.Tedavi ve rehabilite edici. Bu basamakların tümünde sağlıklı bir sosyal hizmet sunumu için koordinasyon ihtiyacı olmazsa-olmaz bir gerekliliktir. Kamu-Yerel Yönetimler-STK işbirliği olmadan sağlıklı, dört başı mamur sosyal hizmet sunulamaz. Sosyal hizmetin tüm aşamalarında önemli ve gerekli olan bu birliktelik, özellikle 1. ve 2 . maddelerde daha da önem kazanır. Yazının tamamını oku »

sokak_c34.jpgÜlkemizde meydana gelen toplumsal değişme, kentleşme, sanayileşme sürecinde iç göç hızının artması, gecekondulaşma ve aile kurumunun parçalanması nedeniyle sosyal sorunlarda önemli bir artış gözlenmektedir.  Bu sorunların en önemlilerinden biri “sokak çocukları” olgusudur. “Sokak çocukları” terimi bütünüyle sokağı mesken edinen, geceleri evine dönmeyen, aile korumasından ve desteğinden bütünüyle ya da büyük ölçüde yoksun olan çocuklar için kullanılmaktadır. Bu tanımla birlikte “sokakta çalışan çocuklar” tanımı da yaygın olarak kullanılmaktadır. Bununla kastedilen; sokak çocukları kapsamında yer alan ya da yaşamının bir bölümünde sokakta çalışan, gecenin erken ya da geç saatinde evine dönen çocuklardır. Yazının tamamını oku »

sokak_c.jpgBüyük kentlerde hızlı nüfus artışı, plansız kentleşme, göç, yoksulluk, artan enflasyon, işsizlik, kötü koşullarda barınma, aile içi şiddet, aile bütünlüğünün bozulması ve ailenin toplumsal desteğini kaybetmesi gibi durumlar aileyi ve tüm aile bireylerinin yaşamını olumsuz olarak etkilemektedir. Bu faktörlere ek olarak ailedeki alkol ve madde bağımlılığı, babanın evi terk etmesi, ebeveynlerin başka kişilerle evliliği, gelir getiren kişinin yokluğu, macera arama, fiziksel istismar, cinsel taciz ve tecavüze uğramış olma, eğitim düzeyinin düşük olması, eğitim kurumlarının yetersizliği, toplumun geleneksel tutumları gibi durumlar tüm aile bireyleri içinde şüphesiz en fazla çocukları etkilemektedir. Yazının tamamını oku »

aile_ici_siddet.jpgŞiddet her toplumda ve her dönemde varolmuş ve varolacak bir sosyal olgudur. Kadınların fiziksel istismarı ise binlerce yıl öncesine dek uzanmaktadır. Arkeologlar erkek mumyaların kemiklerinde % 9-20 kırığa rastlarken kadın mumyalarda bu oranın % 30-50 olduğunu bildirmişlerdir. Bu kırıklar savaştan çok bireysel şiddete bağlı olduğu düşünülen kafa kırıklarıdır (1). Kadına yönelik şiddet türlerinin en sık görülen şekli, kadının birlikte olduğu kişi tarafından istismar edilmesidir. Kadına yönelik şiddet, yapılan antropolojik çalışmalara göre Papua Yeni Gine’de bazı yerli toplulukları dışında dünyada nerdeyse her toplumda görülmektedir (2). Kadının eşi tarafından yöneltilen şiddet davranışıyla karşı karşıya kaldığı her dönem ve her toplumda bilinmesine karşın buna aile içinde çözülmesi daha uygun kişisel bir sorun olarak bakılmış, bu konu bilim adamlarının ilgisini pek çekmemiştir. Yazının tamamını oku »

beden_siz.jpgSon yıllarda entelektüellerin üzerine en fazla söz söylediği küreselleşme, dünyanın en sorunlu yanına vurgu yapmakta ve onun durumunu betimlemektedir. Ancak, küreselleşme konusunda müthiş bir anlama ve yorumlama karmaşası yaşanıyor. Çağımızın moda söylemi ve gündem sözcüğü küreselleşmeye farklı anlam yüklemeleri yapılıyor. Çünkü öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, her şey birbirine karıştırılıyor ve gerçekler gerçekdışı gibi sunulmaya çalışılıyor. Yazının tamamını oku »

kent_konseyi4.jpgBelediyeler halka yerinden, mahallesinden kumu hizmeti sunan kurumlardır. Belediye sınırları içersinde yaşayan vatandaşların, belediye hizmetlerinden en ideal anlamda yararlanmaları çocuk, kadın, aile, özürlü ve yaşlı bireylerin beklentilerinin tam olarak belirlenmesiyle olanaklıdır. Vatandaşların taleplerini analiz eden, yönetim sürecine katılımı esas alan yerel yönetimler vatandaşların mutluluk ve huzur içerisinde hayat düzeylerini geliştirecek hizmetleri ortaya koyabilir. Yalnız halkın ihtiyaçları ve beklentilerinin yanında gelecek vizyonunun oluşturulması, yöre halkının şu an için aklından bile geçirmediği, ancak halkın ihtiyaçlarının çeşitliliğini dikkate alacak ve ileriye dönük sosyal refahını geliştirecek hizmetlerin devreye sokularak ufkunun da açılması gerekmektedir. Yazının tamamını oku »

24 Haziran 2009Ensest Sorununu Anlamak

ensest.jpgNüfusbilim Derneği, ensest sorununu tüm boyutlarıyla saptamak, konuya dikkat çekerek farkındalığı artırmak amacıyla Birleşmiş Milletler Dünya Nüfus Fonu işbirliğiyle Adana, Ankara, Diyarbakır, Erzurum ve İstanbul ilerinde yürütülmüş olan araştırmanın sonuçlarını 23 Haziran 2009 tarihinde kamuoyu ile paylaştı. Ensest nasıl açığa çıkıyor, neden gizli kalıyor? Ensestin açığa çıkmasıdan sonra hangi sorunlar yaşanıyor, mağdur yaşadığı şeyi niçin dile getirmez? Ensest evin dışına çıktığında: Bağırsa dünya duyar mı? Soruşturma ve yargı sürecinde yaşananlar, ensest sonucu doğan bebekler… Nüfusbilim Derneği ve Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu tarafından hazırlanan “Türkiye’de Ensest Sorununu Anlamak” raporunun yanıt aradığı sorulardan birkaçı… Yazının tamamını oku »

sokak_cocuk.jpgSokak çocukları sadece yoksulluk bağlamında analiz edilebilecek bir sorun değildir. Yoksulluk bu soruna neden olan faktörlerden sadece bir tanesi olarak ele alınabilir. Ancak yoksulluğun bambaşka bir boyutu olarak karşımıza çıkan kentsel yoksulluk, sokak çocuklarının ortaya çıkmasında temel etkendir. Kentleşme dediğimiz süreç içerisinde yaşanılan toplumsal dönüşümler, toplumsal yapının en küçük ve en önemli birimi olan aile kurumunda derin tahribatlara neden olmuş, bu tahribatların en net yansıması da çocuklar üzerinde görülmüştür. Yazının tamamını oku »

kriz.JPGEylül 2008’de Amerika Birleşik Devletleri’nin önemli yatırım bankalarından Lehman Brothers’ın iflasını açıklaması ile başlayan ekonomik kriz tüm dünyayı etkilemeye başladı. Etkileri ülkemizde de hissedilmeye başlayan ekonomik kriz dünyada egemen ekonomik sistem olan kapitalizmin doğasından kaynaklanmaktadır. Sistemin ilk büyük krizi 1929 yılında ortaya çıkmıştır ve “Büyük Buhran” olarak da adlandırılmaktadır. Özellikle 1980 yılından sonra neo-liberal politikaların dünyaya tek çözümmüş gibi sunulması ve yaygınlaştırılması ile dünyada ekonomik krizlerde ciddi bir artış yaşanmıştır. Yazının tamamını oku »

video_klip.jpgKitle iletişim araçlarının özellikle de televizyonun insan üzerindeki etkisi hiç kimse tarafından yadsınamaz. Televizyon bugün Türkiye’de pekçok ulusal yayın kanalı ile evlerimizin tamamında baş köşedeki yerini almıştır ve yine insanların çoğunluğu tarafından daha çok boş zamanları değerlendirme aracı olarak kullanılmaktadır. Bu kadar yakın ve sık temas edilen bir aracın insanları etkilemesi, bu etkinin olumlu olabileceği gibi olumsuz da olabileceği konusunda tüm bilim çevreleri konsensüs içerisindedir. Kitle iletişim araçlarının etkileri konusunda olumlu ya da olumsuz görüş bildirenlerin üzerinde birleştiği nokta ise, bu araçların kesin bir etkisinin olduğu yönündedir. Yazının tamamını oku »

dislanma24.jpgSosyal dışlanma riski bulunan birey ve grupların çok çeşitlilik arz etmesi ve bu olgunun toplumdan topluma değişik tanımlamalara sahip olması, olgunun boyutlarını genişletmektedir. Bununla beraber, bu grupların öne çıkan en belirgin özellikleri, AB’de yoksulluk ve sosyal dışlanma riski yüksek olan gruplar açısından şu şekilde sıralanmıştır:

1. İşsizler (özellikle uzun dönemli işsizler),

2. Tek ebeveynli aileler, Yazının tamamını oku »

eko_burhan.jpgMarshall Macluhan 1964 yılında kaleme aldığı ve Küreselleşmeyi neredeyse tek başına temsil eden ‘Understanding Media The Extensions of Man’da’ ortaya attığı Küresel köy ile bütün dünyayı bir köye benzetmekte ve küreselleşmeyi adeta mekaniksel bir zarurete indirgemektedir (Hocaoğlu, 2003: 288) . Küreselleşme serüveni Batı ruhunu ve onun mahsulü olan ve tabiatı gereği ancak sömürerek ayakta kalacak olan Kapitalizmin gerçek mahiyetini ve yüzünü ve Küresel Yağmanın boyutlarını mükemmelen göstermektedir (Beaud, 2003: 179). Yazının tamamını oku »


© 2008 Tema Tasarım Just Skins | Yönetim