adderall online

ds-adalet.jpgCeza adalet sistemi içinde uygulanan denetimli serbestlik faaliyetleri ağırlıklı olarak yetişkin hükümlülere hizmet vermek üzere kurgulanmıştır. Denetimli serbestlik uygulamasına tabi tutulan çocuk sayısı her geçen gün artsa da, 2015 yılı itibariyle denetimli serbestlikten yararlanan kişilerin sadece %5’i çocuklardan oluşmaktadır. Bu nedenle denetimli serbestlik hizmetleri kapsamında çocuklara yönelik uygulamalar, yetişkinlere hizmet veren sistemden çocukların yararlandırılması şeklinde yürütülmektedir. Ancak çocuklar kendine özgü gelişim özellikleri nedeniyle yetişkinlerden ayrı değerlendirilmesi gereken ve özel gereksinimleri olan bir gruptur. Çocukları yetişkinlerin küçük bir modeli olarak algılama hatası sonucu çocuklar için yapılan uygulamalarda çevresi içinde birey anlayışı doğrultusunda ön değerlendirme yapılmadan, çocuk ve ailenin katılımı sağlanmadan uygulanan programların başarılı olması mümkün görülmemektedir.

Yazının tamamını oku »

jugendamt.jpg

Bu çalışmada Almanya’da Gençlik Dairesi’nin (Jugendamt) çocuk koruma önlemleri ile ilgili uygulamalarının ardından ortaya çıkan problemler incelenmektedir. Makalede ayrıca Almanya’daki göçmen aileler bağlamında çocuk koruma tedbirleri ele alınmaktadır. Bu çerçevede ilk olarak karşılaştırmalı bir inceleme ile Fransa, İngiltere ve Türkiye’deki çocuk koruma sistemlerine değinilmektedir. Bununla birlikte Almanya’da çocukların ve gençlerin korunması ile ilgili tarihsel süreç ortaya konulmakta, Alman Gençlik Dairesi’nin kurumsal yapısı tartışılmaktadır. Almanya’daki göçmen ailelerin hassasiyetlerini ve şikayetlerini örneklerle sunmaya çalışan makale, istatistikî verilerle desteklenmektedir. Sonuç bölümünde ise özellikle Almanya’da yaşayan Türk kökenli göçmen ailelerin problemleri göz önünde bulundurularak sorunlara ilişkin Türkiye’nin de yapıcı olarak dahil olabileceği savunulmaktadır.

Yazının tamamını oku »

cocugum.jpg

Canım Oğlum… Bugün seni seyrettim alem-i berzahtan… Eyüp Sultan Camii’nin avlusunda duaya açılmış minicik avuçlarını öpmek için yeryüzüne inmiş meleklerin arasındaydın. O masum halini görünce gözlerim yaşardı. Eyüp Sultan Hazretleri sildi gözyaşlarımı ve “sakın üzülme” diyerek teselli etti beni. Ehl-i iman için hakiki firakın olmadığını söyledi. “Vuslat çok yakındır, mahzun olma” dedi.

Burada zaman mefhumu değişti birden. Dünyada daralan yüreğim sonsuzluğa kanatlandı, genişlendi ve felaha kavuştu.

Benim için sakın üzülme evladım. Vakur duruşunu asla bozma. Baban onuruyla yaşadı ve hak bildiği yolda Hakk’a yürüdü.

Yazının tamamını oku »

osm-cocuk.jpgOsmanlı Devleti, klasik dönemde korunmaya muhtaç çocuklara vakıflar ve sosyal uygulamalar olmak üzere iki şekilde sahip çıkmış; ancak ağırlıklı olarak aile yanına yerleştirmeyi esas alan bir sosyal politika uygulamıştır. Bu temel sosyal uygulama genel olarak evlatlık olarak tanımlanabilir. Osmanlı Devleti’nde korunmaya muhtaç çocuklara yönelik uygulanan evlatlık kurumu modern evlatlık kurumundan en temel biçimi ile soy bağını ret etmesi, miras bırakılamaması ve geçici bir yerleştirme şekli olması yönleriyle ayrılır. Bu sebepler ile modern anlamda evlatlık kurumundan ziyade koruyucu aile uygulaması özelliği gösterir. Osmanlı Devleti’nde evlatlıkların hukukî statüleri İslam hukuku hükümlerine göre düzenlenmiş ve Tanzimat devrine kadar toplumda önemli işlevler yüklenen tek alternatif uygulama olarak yer edinmiştir. Tanzimat devri ile başlayan kurumsallaşma esasına dayalı sistem yine bu esaslar temel alınarak belirlenmiştir.

Yazının tamamını oku »

beslemelik.jpgBeslemelik kurumu geçmiş yüzyıllardaki feodal tarım düzeni içerisinde hem koruyucu aile sistemi, hem de bir emek biçimi olarak yaygın şekilde kullanılmıştır. Bununla birlikte eskiçağlardan itibaren neredeyse bütün toplumlar içinde bir şekilde yer edinmiş olan bu kurumun önemi ve yaygınlığı günümüzde unutulmuştur. Geçmişte, besleme kullanımı öylesine geniş çaplı bir uygulama haline gelmiştir ki, zengin konaklarında onlarla ifade edilen sayılarda besleme istihdam edilmiştir. Kurumun yaygınlığı sadece geçmişle de sınırlı değildir. Günümüzde çok az sayıda da olsa, özellikle köylerde beslemelere rastlamak mümkündür. Beslemelerin geçmişteki yaygın kullanımı ve aynı zamanda da günümüzdeki durumları göz önünde bulundurulduğunda, bu kurumun incelenmesi toplumsal tarihimizin çok az bilinen bir yönünü gün ışığına çıkarması açısından ayrı bir önem arzetmektedir.

Yazının tamamını oku »

cocuga_yonelik_siddet.jpgAile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra çocukların da görüşlerini alarak “Çocuğa Yönelik Şiddetle Mücadele Ulusal Strateji Eylem Planı” taslağını hazırladı. Çocuğa yönelik her türlü ihmal, istismar ve şiddetin önlenmesi amacıyla hazırlanan eylem planı taslağı üzerinde Bakanlığın çalışmaları sürüyor. Eylem planı, çocukların da hazırlık aşamasına katılması açısından diğerlerine göre, daha güçlü ve önemli bir özellik taşıyor. Taslak üzerinde çocukların görüşlerini alabilmek için taslak metnin “çocukça” versiyonu hazırlandı. Bu metin Türkiye’nin iki ayrı bölgesinde toplanan İl Çocuk Hakları Komiteleri ile tüm bölgelerden temsilcilerin katıldığı bir forumda çocukların görüşlerine sunuldu. Eylem planı, sadece hazırlık aşamasında değil uygulamada da çocukların istek ve ihtiyaçlarını belirleyerek ilgili faaliyetleri gerçekleştiren bir yaklaşımı benimsiyor.

Yazının tamamını oku »

cocuklar12-15.jpgKamu Denetçiliği Kurumu ya da uluslararası toplumda bilinen adıyla Ombudsmanlık, 29 Haziran 2012 tarihinde kurulan yeni bir kurumdur. Yasal düzenlemelere göre kurumun kuruluş amacı; eğitim, sağlık, ulaşım ve barınma gibi kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir başvuru mekanizması oluşturmaktır. Okul, hastane, çocuk bakım kuruluşu, valilik, kaymakamlık, karakol, itfaiye ve belediye gibi idarelerin eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarıyla ilgili bir başvuru yapıldığında kurumun görevi bu başvuruyu insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden inceleyip araştırarak gerekmesi halinde ilgili yerlere önerilerde bulunmaktır. Diğer bir ifadeyle, bütün çocuklar okul, hastane, çocuk bakım kuruluşları, valilik, kaymakamlık, karakol, itfaiye ve belediye gibi idarelerle yaşadığı sorunları çözmek için Kamu Denetçiliği Kurumuna müracaat edebilir. Çocuklar; eğitim, sağlık, ulaşım ve barınma gibi kamu hizmeti alırken haksızlığa uğradıklarında ya da öğretmen, doktor, hemşire, polis ve asker gibi kamu görevlileriyle bir sorun yaşadıklarında bu sorununu öncelikle ilgili idare ile paylaşması, sorununun hala çözülmediği düşünülüyorsa kamu denetçisine başvurması gerekmektedir. Başvuru üzerine kurumun görevi sorununu incelemek, araştırmak ve gerekirse ilgili idareye önerilerde bulunmaktır.

Yazının tamamını oku »

ergenlik.jpgTarihin her döneminde bütün toplumlarda var olan risk faktörleri aile üyelerinin psiko-sosyal işlevselliklerini ve toplumsal yaşama aktif bir birey olarak katılımlarını kısıtlamakta ya da engellemektedir. Ailedeki risklere zamanında müdahale edilemediğinde çocuklar uzun yıllar ihmal ve istismara maruz kalmakta ve geri dönüşü mümkün olmayan gelişimsel gerilikler yaşamaktadırlar. Ülke nüfusumuzun % 25,3’ü 14 yaş altı çocuklardan oluşmaktadır. Ancak bu çocuklardan koruma sistemine dâhil olanların, ihmal istismar nedeniyle hayatını kaybedenlerin, özel desteğe ihtiyacı olanların, denetim ve gözetim altında olanların belirlendiği bütüncül bir ulusal veri tabanı bulunmamaktadır. Yüksek risk altındaki çocuk ve ailelerden başlanarak hizmet planlaması yapılabilmesi için çocuk ihmali ve istismarı alanında ulusal düzeyde risk piramidi oluşturularak sorunun büyüklüğünün ortaya çıkarılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu amaçla sağlık, eğitim, emniyet ve sosyal hizmet kurumlarının hizmet alanlarına giren çocuk ve ailelere yönelik risk taraması yapılarak erken müdahale sisteminin devreye girmesi sağlanmalıdır.

Yazının tamamını oku »

developmental-disabilities.jpgTürkiye’nin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin kabul edilişinin üzerinden 25 yıl geçti. Ne yazık ki hala çocukların insan haklarının ihlal edilmemesi, korunması, geliştirilmesi ve çocukların seslerinin duyurulması için tüm devletlerin ve yetişkinlerin yapması gerekenler var. Paris Prensiplerine uygun standartlara göre oluşturulmuş ulusal insan hakları kurumları çocukların insan haklarının korunmasında, geliştirilmesinde önemli bir role sahiptir. Bu kapsamda pek çok ülkede oluşturulan çocuk ombudsmanlığı sistemi çocukların hayatında olumlu değişiklikler yaratabilmektedir. Türkiye’de Kamu Denetçiliği Kurumu olarak adlandırılan ombudsmanlık kurumu 2011 yılında kuruldu. Kurum kapsamında çocuk ombudsmanlığı aynı zamanda kadın ve engelli yurttaşlardan da sorumlu ombudsman tarafından yürütülmektedir.

Yazının tamamını oku »

ckkongresi.jpgSağlıklı bir toplumun ana kaynağı olan çocukların korunmasına ilişkin konuları, farklı uzmanlık alanlarından katılımcılarla tartışarak bu alanda bütüncül ve işlerlikli bir model oluşturmak üzere düzenlenen 1. Uluslararası Çocuk Koruma Kongresi çıktılarının toplumda ve bilim evreninde bir farkındalık ve duyarlılık oluşturması amaçlanmaktadır. Bu sonuç bildirgesi, kongrede bu bağlamda tartışılan uluslararası ve ulusal boyutta çocuk koruma sistemleri, ülkemizde ve dünyada bu alanda yaşanan sorunlar, çocuk haklarının işlerliği, çocukların sağlıklı gelişimini sağlamak ve onları örselenmeden korumak için yapılan ve yapılması gereken önleme, savunu, sağaltım ve izlem çalışmaları, eğitim, araştırma ve uygulamaların eşgüdümü konularını içermektedir.

Yazının tamamını oku »

bir-osmanli-cocugu.jpgİstanbul, fethinden itibaren Osmanlı Devleti’nin değişik eyaletlerinden gelen kişiler için çekim merkezi olmuştur. Şehir gelen göçler ile sürekli büyümüş ve zaman zaman marjinal gruplar tarafından adeta istila edilmiştir. XVII. yüzyıldan başlayarak, XIX. yüzyıla kadar süren tarihsel süreçte İstanbul; külhanbeyler, dilenciler, kabadayılar, kopuklar olarak adlandırılan marjinal grupları barındırmıştır. Bu dönemdeki savaşlar, ekonomik sıkıntılar, ahlaki çöküntüler ve devletin çözüm arayışlarının eksikliği külhanbeyler sorununu yaratan etmenler arasında yer almıştır. Göçler sırasında yaşanan gayrimeşru ilişkiler nedeniyle doğumlar hızla artmış ve ortaya korunmaya muhtaç çocuklar sorunu ortaya çıkmıştır. Bunların yanı sıra iş bulmak amacıyla İstanbul’a gelen genç nüfusun artması beraberinde işsizlik, barınma sorunu ve güvenlik sorununu getirmiştir. 11-15 yaş grubundaki gençler gündüzleri dilenerek veya günübirlik işlerde çalışarak yaşama tutunmaya çalışmışlar, akşamları ise soğuktan korunmak için çevrelerinde bulunan hamamların “külhanlarına” sığınmışlardır. Daha önce külhanlarda yaşayan ve ayni kaderi paylaşan külhanbeyler, yeni gelen yetimlere kucaklarını açmışlar, gelenek ve göreneklerini onlara usta çırak ilişkisiyle aktarmışlardır.

Yazının tamamını oku »

cocukla-gorusme2.jpgÇocuk istismarı (çocuğa kötü muamele) nedir?

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre “Çocuğun sağlığını, fiziksel ve psiko-sosyal gelişimini olumsuz etkileyen, bir yetişkin, toplum ya da devlet tarafından bilerek ya da bilmeyerek tüm davranışlar çocuğa kötü muameledir.”

Cinsel çocuk istismarı nedir?

Çocuğun kendisinden en az 6 yaş büyük bir kişi tarafından cinsel haz amacıyla zorla ya da ikna edilerek cinsel etkileşime maruz bırakılmasıdır. Ensest, tecavüz, çocuğu pornografi ve fuhuş malzemesi yapmaktan; teşhircilik, cinselliği kışkırtan konuşmalar, cinsel ilişki ya da pornografik film seyrettirme, cinsel organları okşama, oral sekse kadar değişen eylemler cinsel istismar spektrumu içindedir.

Yazının tamamını oku »


© 2008 Tema Tasarım Just Skins | Yönetim