adderall online

cocukvesuc.jpg

Polis Akademisi Başkanlığı koordinesinde 15-17 Kasım 2014 tarihlerinde VI. Uluslararası Risk Altında ve Korunması Gereken Çocuklar Sempozyumu düzenlenecektir. Sempozyumun en önemli amacı ulusal ve uluslararası alanda Risk Altında ve Korunması Gereken Çocuklar konusunda çalışan uygulayıcılarla akademisyenlerin bir araya gelerek bilimsel yöntemler ışığında işbirliği ve diyaloğun geliştirilmesi, bilimsel analizlere dayalı politika önerileri geliştirilmesidir. Sempozyumun bu yılki teması “Çocuk ve Suç” olarak belirlenmiştir. Sempozyuma ilişkin alt temalar ise aşağıda yer alan tabloda detaylı olarak verilmektedir.

Yazının tamamını oku »

travma2.jpgTravma, hayatın günlük akışı içinde, hiç beklenmeyen bir anda, insanın dayanma gücünü zorlayan ya da aşan bir durum olarak tanımlanabilir. Travmaların oluşmasında, çocuğun olayı kendi yaşamına veya başka birinin yaşamına tehdit olarak algılaması çok önemlidir. Olay ne kadar doğrudan tehdit oluşturuyorsa, etkisi o derece büyük olur. Travmaların bir bölümü, doğal afetler sonucu yaşanır. Hiç beklenmedik bir anda ortaya çıkan sel, yangın, deprem gibi bir felaket, çocuğun yaşamını değişik ölçülerde etkileyebilir ve çocuğun yaşamının o günden sonra bir daha eskisi gibi olmamasına neden olabilir. Travmaya neden olan olaylar insan eliyle ortaya çıkmış da olabilir. Bu tip olaylar arasında, hırsızlık, taciz, tecavüz, kazalar, bir vahşete şahit olmak sayılabileceği gibi, çocuğun okuldaki yıl sonu gösterisinde rolünü unutması da sayılabilir.

Yazının tamamını oku »

unicef-child.jpgDünya Çocuklarının Durumu’nun, çocukların içinde bulundukları koşulların ayrıntılı bir görünümünü sunmak amacıyla standartlaştırılmış küresel ve ulusal istatistiksel tablolar vermeye başlamasının üzerinden otuz yıl geçmiş bulunuyor. Çocukların iyi olma halleriyle ilgili ilk göstergelerin sunulmasından bu yana geçen on yıllar içinde çok şey değişti. Ama temel fikir aynı kaldı: Çocukların içinde bulunduğu durumla ilgili tutarlı ve güvenilir veriler, çocukların yaşamının iyileştirilmesi açısından kritik önem taşımaktadır ve her çocuğun tüm haklarının yaşama geçirilmesinde vazgeçilmezdir. Veriler, dünyadaki 2.2 milyar çocuk adına tanıtım-savunu çalışmalarını ve yapılanları desteklemeye devam etmektedir. Bu veriler, hükümetlere, çocukların yaşamlarını iyileştirmeye yönelik karar ve eylemlerinde temel oluşturacak gerçekleri sunmaktadır. Ayrıca, veri toplamanın ve kullanmanın yeni yolları, en kırılgan durumdaki çocuklara ulaşmaya yönelik yatırımlara ve müdahalelere yardımcı olacaktır. Veriler elbette kendi başına dünyayı değiştirmez.

Yazının tamamını oku »

catisma-ve-cocuk.jpgSavaş ve çatışmaların en masum kurbanları kuşkusuz çocuklardır. Yüzyıllardır Dünya’da milyonlarca çocuk, savaş, çatışma, ülke içi terör ve şiddet eylemlerinden dolayı mağdur olmaktadır. Savaş ve çatışmaların çocukların yaşamında meydana getirdiği olumsuz sonuçlar arasında, yaralanma ve sakat kalma, öldürülme, işkence ve kötü muameleye maruz kalma, ebeveynlerini ve yakınlarının yaralanması ve ölümü, şiddet (fiziksel, psikolojik, cinsel) mağduru veya faili olma, çocuk asker olarak savaş ve çatışmalarda kullanılma, zorunlu göçe tabi olma, göç edilen yerlerde ötekileştirilme, dışlanma, aşırı politik ve milliyetçi eğilimler edinme, hastalık, yoksulluk ve yetersiz beslenme sayılabilir.

Yazının tamamını oku »

10934739-lg.jpgBu makalede ebeveyn kaybı nedeniyle korunmaya muhtaç durumda olan çocuğa yönelik uygulanan sosyal hizmet müdahale süreçleri ele alınmıştır. Çalışma yapılan vaka M.O. yedi yaşında olup, ilköğretim birinci sınıf öğrencisidir. Annesinin cinnet geçirmesi sonucu babasını ve kardeşini öldürdükten sonra intihar etmesine şahit olmuş ve kendisi de olaydan yaralı olarak kurtarılmıştır. Olay sonrası tedavi altına alınan M.O. ile hastane ortamında görüşülmüş; yaşadığı travmanın etkisinin en aza indirilmesi ve normal yaşama dönmesi için birey, aile, örgüt ve toplum düzeyinde neler yapılabileceği üzerinde durulmuştur. Genelci sosyal hizmet yaklaşımı açısından çalışılan vakanın kriz durumunu atlatarak ebeveynsiz bir yaşama hazırlanması için alternatif sosyal hizmet modelleri değerlendirilmiş ve çocuğun yüksek yararı gözetilerek en uygun modele karar verilmiştir.

Yazının tamamını oku »

afis.pngRisk Altında ve Korunması Gereken Çocuklar Çalıştayı Başakşehir STK Platformu tarafından 28-29 Aralık 2013 tarihlerinde İstanbul Retaj Royale Otel’de gerçekleştirilecektir. Çalıştaya akademisyenler, uygulayıcılar, sivil toplum gönüllüleri, yerel yönetim temsilcileri ve bürokratlar katılacaklardır. 2 gün sürecek çalıştayda risk altında olan ve korunması gereken çocukların sorunları ve ihtiyaçları tartışılacaktır. Çalıştay sonucunda geliştirilen çözüm önerileri ve sosyal hizmet modelleri ilgili kurumlarla paylaşılarak risk altındaki çocukların sağlıklı gelişimlerine katkı sağlanacaktır. Çalıştayın amacı şu şekilde belirlenmiştir: Ülkemizde meydana gelen toplumsal değişme, kentleşme, sanayileşme, iç göç hızının artması ve aile kurumunun parçalanmasına paralel olarak sosyal sorunlarda önemli bir artış gözlemlenmektedir. Artan sosyal sorunlardan en çok etkilenen çocuk ve ergenlerdir.

Yazının tamamını oku »

7559357-lg.jpg

Hayat Boyu Eğitim ve Gelişim Derneği (HEGEM) tarafından 81 ildeki çocuk suçlarının analizini ortaya çıkarmak amacıyla, 10 bilim adamının katılımıyla yapılan ve yaklaşık 2 yılda tamamlanan araştırma, rapor haline getirildi. HEGEM Genel Başkanı Adem Solak, Trabzon Gazeteciler Cemiyetinde düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’nin 81 ilinde meydana gelen çocuk suçlarının analizini yapmak amacıyla araştırma yaptıklarını belirtti. Son iki yılda yapılan bu çalışmayı, “Türkiye’nin Suç Haritası” başlığı altında bir rapor haline getirdiklerini ifade eden Solak, çocuk suçluluğu ve mağduriyeti boyutunda 81 ilin analizi ile ilgili ilginç sonuçlara ulaştıklarını kaydetti.

Yazının tamamını oku »

sempozyum2013.jpg“Türkiye’de Çocuğun Refahı Ve Korunması: Kapsayıcı Bir Yaklaşım Arayışı” adlı uluslararası katılımlı sosyal hizmet sempozyumu düzenlenmesi planlanmaktadır. Sempozyum Kocaeli Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü tarafından düzenlenmektedir. Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hakan Acar bir davet mektubu yayınlayarak sempozyuma katılım çağrısında bulunmuştur: Son yirmi yıllık süreçte toplumsal yapının özneleri olarak çocuklar ve çocuklarla ilgili konular daha görünür olmuş, çocuklara ilişkin yasal düzenlemeler çocuk hakları temelinde yeniden yapılandırılmış, çocuklara yönelik politika ve programlar da önemli gelişmeler yaşanmıştır. Aynı süreçte çocuklarla ilişkili toplumsal sorunların giderek karmaşıklaştığı ve mevcut koruma hizmetleri ve programların yetersiz kaldığı gözlemlenmektedir. Çocuklara ilişkin mevzuatın giderek genişlemesine karşın çocuklara yönelik uygulamalarda yasaların uygun gördüğü hizmet çerçevesine ulaşıldığını söylemek zordur. Giderek karmaşıklaşan toplumsal yapının çocukların ihtiyaç ve sorunlarını da etkilediği görülmektedir. Gelir dağılımı, yoksulluk, bölgeler arası eşitsiz gelişmişlik düzeyleri gibi yapısal sorunlardan öncelikle çocuklar etkilenmektedir. Bu açıdan, Türkiye’nin yaklaşık yirmi beş milyonluk çocuk nüfusu sıklıkla bir “fırsat penceresi” olarak kabul edilse de bu ancak kapsayıcı bir çocuk politikasının yaşama geçirilmesi ile olanaklı olacaktır. Yazının tamamını oku »

cocuk_sempozyum.jpgPolis Akademisi, Suç Araştırmaları Merkezi (SAMER) tarafından 1-3 Kasım 2013 tarihlerinde Antalya’da V. Uluslararası Risk Altında ve Korunması Gereken Çocuklar Sempozyumu düzenlenecektir. Sempozyumun en önemli amacı ulusal ve uluslararası alanda Risk Altında ve Korunması Gereken Çocuklar konusunda çalışan uygulayıcılarla akademisyenlerin bir araya gelerek bilimsel yöntemler ışığında işbirliği ve diyaloğun geliştirilmesi, bilimsel analizlere dayalı politika önerileri geliştirilmesidir. Sempozyumun bu yılki teması “Çocuk ve Şiddet: Toplumsal Şiddetin Cenderesinde Çocuklar” olarak belirlenmiştir. Sempozyuma ilişkin alt temalar ise sempozyum web sitesinin temalar menüsünde detaylı olarak verilmektedir. Sempozyum kapsamında tartışılması planlanan konularla ilgili akademik bildiri sunmak isteyenlerin bildirileri ile ilgili hazırlayacakları 300 kelimelik özeti 1 Eylül 2013 tarihine kadar cocuksempozyumupa.edu.tr veya www.cocuksempozyumu.info adreslerine göndermeleri gerekmektedir. Yazının tamamını oku »

fsahin_cetus1.jpg

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın UNICEF işbirliği ile düzenlediği “Çocuğa Karşı Şiddetle Mücadele Konferansı” Ankara’da yapıldı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Bakanlığın TÜBİTAK işbirliği ile hayata geçirdiği ÇETUS projesi ele çocuğa yönelik şiddeti başlamadan önleyeceklerini müjdeledi. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin; Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü olarak TÜBİTAK ile Çocuk Erken Tanı ve Uyarı Sistemi (ÇETUS) isimli bir projeyi 2013 yılında tamamlamayı hedefledikleri açıkladı. Proje ile çocukları daha yakından takip edebileceklerini belirten Şahin, “Şiddet olmadan önce eğer bu olacaksa, burada risk varsa, bunun olabilmesi ile ilgili bir tehlike görülüyorsa baştan müdahale edebileceğimiz yeni bir sistemi hayata geçiriyoruz” dedi.

Yazının tamamını oku »

onleme.jpgHer çocuk gelişim hızı, öğrenme biçimi, kişiliği ve ailesinden edindikleriyle birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Çocuk, çevresiyle etkileşimi yoluyla edindiği deneyimler sonucu dış dünyayı keşfeder ve gelişir. Bu gelişimin ilk adımları ise daha bebeğin oluşumunu izleyen ilk haftalarda atılır. Mc Cain ve Mustard (2002), beyin gelişimindeki en önemli sürecin hamilelik ve yaşamın ilk yılları olduğunu; annenin bebeğini emzirirken, bebeğin hem beslendiğini hem de annesinin dokunuşunu ve sıcaklığını hissedip, onun sesini duyup gülümseyişini gördüğünü; bütün bu deneyimlerin de yaşamının ilk yıllarında bebeğin beynindeki milyonlarca sinir ağının oluşumunu ve gelişimini doğrudan etkilediğini ileri sürmektedir. Diğer taraftan yaşamın ilk yıllarında, bütün bu uyaranlardan ve anne/yetişkin desteğinden yoksun kalma, ihmal edilme veya kötü muamele görmenin ise çocukların gelişimlerinde telafisi mümkün olmayan aksaklıklar, okulda başarısızlık, sınıf tekrarı, özel eğitim gereksinimi, öğrenimine devam etmeme; yetişkinlikte ise işsizlik ve suç işleme eğilimi gibi olumsuz sonuçlara yol açtığı görülmektedir. Yazının tamamını oku »

nt_2.jpgKurum yöneticilerine ‘müdür baba’, çalışanlarına ‘bakıcı anne’ diyen binlerce çocuk var devlet korumasında. Onlar madden öz ailelerinin bile sağlayamayacağı imkânlara sahip olsa da, boşluktalar. Yaşadıkları duygusal boşluğa rağmen hayatlarına devam etmeye çalışan çocuklar, kendilerine rehberlik edecek gönüllülere muhtaç… Sıkıntı çeken birini gördüğümüzde duygulanır hemen yardımına koşarız. Hatta cebimizdeki paradan verebileceğimiz kadarını hiç düşünmeden çıkarırız. İhtiyaç sahibinin yakınımızda olması da gerekmez çoğu zaman. Somali, Pakistan, Haiti… Dünyanın farklı bölgelerindeki milyonlarca mağdur için bile seferber oluruz gerektiğinde. Hem zekât hem de sadaka niyetiyle verdiğimiz bu maddî destek şüphesiz çok önemli ancak yeterli değil. Ama ne yazık ki bizler en yakınımızdaki insanlar için sadece paranın yetebileceği düşüncesiyle hareket eder olduk. Tek ihtiyaçları maddî destek midir acaba? Yazının tamamını oku »


© 2008 Tema Tasarım Just Skins | Yönetim