adderall online

10934739-lg.jpgBu makalede ebeveyn kaybı nedeniyle korunmaya muhtaç durumda olan çocuğa yönelik uygulanan sosyal hizmet müdahale süreçleri ele alınmıştır. Çalışma yapılan vaka M.O. yedi yaşında olup, ilköğretim birinci sınıf öğrencisidir. Annesinin cinnet geçirmesi sonucu babasını ve kardeşini öldürdükten sonra intihar etmesine şahit olmuş ve kendisi de olaydan yaralı olarak kurtarılmıştır. Olay sonrası tedavi altına alınan M.O. ile hastane ortamında görüşülmüş; yaşadığı travmanın etkisinin en aza indirilmesi ve normal yaşama dönmesi için birey, aile, örgüt ve toplum düzeyinde neler yapılabileceği üzerinde durulmuştur. Genelci sosyal hizmet yaklaşımı açısından çalışılan vakanın kriz durumunu atlatarak ebeveynsiz bir yaşama hazırlanması için alternatif sosyal hizmet modelleri değerlendirilmiş ve çocuğun yüksek yararı gözetilerek en uygun modele karar verilmiştir.

Yazının tamamını oku »

ksiddet.jpgKadına yönelik şiddet tüm toplumlarda yaygın bir sosyal sorun olarak varlığını devam ettirmektedir. Aile içinde yaşanan şiddet olaylarında ise genellikle mağdur kadına yönelik müdahaleler uygulanmakta, şiddeti ortaya çıkaran aile yapısı üzerinde durulmamaktadır. Halbuki aile karşılıklı ilişkiler ağından oluşan dinamik bir sistemdir ve şiddet gibi iç dengesini bozan ciddi bir sorunla karşılaştığında bütüncül bir müdahaleye ihtiyaç duymaktadır. Ailenin bozulan işlevselliğinin onarılmasında aile terapisinin pozitif katkı sağladığı görülmektedir. Aile terapisi yaklaşımında şiddet mağduru kadar, şiddet uygulayan ve şiddetten etkilenen diğer aile üyelerinin de katılımıyla ailedeki dengeyi ve uyumu bozan unsurlara bütüncül bir müdahale imkanı bulunmaktadır.

Yazının tamamını oku »

afis.pngRisk Altında ve Korunması Gereken Çocuklar Çalıştayı Başakşehir STK Platformu tarafından 28-29 Aralık 2013 tarihlerinde İstanbul Retaj Royale Otel’de gerçekleştirilecektir. Çalıştaya akademisyenler, uygulayıcılar, sivil toplum gönüllüleri, yerel yönetim temsilcileri ve bürokratlar katılacaklardır. 2 gün sürecek çalıştayda risk altında olan ve korunması gereken çocukların sorunları ve ihtiyaçları tartışılacaktır. Çalıştay sonucunda geliştirilen çözüm önerileri ve sosyal hizmet modelleri ilgili kurumlarla paylaşılarak risk altındaki çocukların sağlıklı gelişimlerine katkı sağlanacaktır. Çalıştayın amacı şu şekilde belirlenmiştir: Ülkemizde meydana gelen toplumsal değişme, kentleşme, sanayileşme, iç göç hızının artması ve aile kurumunun parçalanmasına paralel olarak sosyal sorunlarda önemli bir artış gözlemlenmektedir. Artan sosyal sorunlardan en çok etkilenen çocuk ve ergenlerdir.

Yazının tamamını oku »

7559357-lg.jpg

Hayat Boyu Eğitim ve Gelişim Derneği (HEGEM) tarafından 81 ildeki çocuk suçlarının analizini ortaya çıkarmak amacıyla, 10 bilim adamının katılımıyla yapılan ve yaklaşık 2 yılda tamamlanan araştırma, rapor haline getirildi. HEGEM Genel Başkanı Adem Solak, Trabzon Gazeteciler Cemiyetinde düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’nin 81 ilinde meydana gelen çocuk suçlarının analizini yapmak amacıyla araştırma yaptıklarını belirtti. Son iki yılda yapılan bu çalışmayı, “Türkiye’nin Suç Haritası” başlığı altında bir rapor haline getirdiklerini ifade eden Solak, çocuk suçluluğu ve mağduriyeti boyutunda 81 ilin analizi ile ilgili ilginç sonuçlara ulaştıklarını kaydetti.

Yazının tamamını oku »

kurultay1.jpg

02-03.05.2013 tarihlerinde Ankara Rixos Hotel’de gerçekleştirilen 1. Sosyal Hizmet Öğrenci Kurultayı’na kalabalık bir öğrenci grubunun yanında pek çok akademisyen, bürokrat, siyasetçi ve uygulayıcı katılmıştır. Kurultayın açılış konuşmasını gerçekleştiren Hacettepe Üniversitesi Rektörü Murat Tuncer öğrencilerle gurur duyduğunu ifade ederek, çok büyük emeklerle birincisi gerçekleşen kurultayın daha sonraki yıllarda devam etmesi gerektiğini temenni etmiştir. İlk kurultayı Hacettepe olarak üstlendiklerini ileriki yıllarda ise başka üniversitelere bu konuda katkı sağlayarak sürdürülmesini sağlayacaklarını belirmiştir. Sayın rektör konuşmasına şu şekilde devam etmiştir: “Bu kurultayın gerçekleşmesinde özellikle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımıza teşekkür etmek isterim. Sayın bakanımızın kişisel çok büyük gayretleri, destekleri olmuştur. Sağlık Bakanlığımıza çok teşekkür ediyorum. Bu fikri ortaya çıkaran, gayretlerini hiç esirgemeden, bizleri de bayağı zorlayarak gerçeklemesini sağlayan çok kıymetli öğrenci arkadaşlara teşekkür ediyorum.”

Yazının tamamını oku »

scalisma.jpg

“Sosyal çalışma görevlisi” tanımı, 15 Temmuz 2005 tarihinde yürürlüğe giren ve hukuki bir metin olan Çocuk Koruma Kanunu ile gündeme taşınan yeni bir kavramdır. Bu tanımdan yola çıkılarak Koruyucu Aile ve Sosyal Hizmet Merkezleri Yönetmeliklerinde de aynı tanım kullanılarak kavramın diğer hukuki metinlerle pekiştirilmesi sağlanmıştır. Ancak bu tanımın teknik anlamda bilimsel literatürde karşılığı bulunmamaktadır. Aslında kavramlar ilgili oldukları bilim dalları tarafından geliştirilerek uzun bir kullanım süreci sonunda ortak bir anlama kavuştuktan sonra oluşmaktadır. Çünkü kavramların normal anlamlarının yanında, tanımladıkları iş ya da alanla ilgili teknik bir anlamı da bulunmaktadır. Bu açıdan sosyal çalışma görevlisi kavramının sosyal çalışma görevinden türetildiği düşünüldüğünde öncelikle sosyal çalışmanın ne olduğunun ortaya konulması gerekmektedir. Sosyal çalışma (social work)  Uluslararası Sosyal Hizmet Okulları Birliği (International Association on Schools of Social Work) ve Uluslararası Sosyal Çalışmacılar Federasyonu (International Federation of Social Workers) tarafından şöyle tanımlanmıştır: “Sosyal çalışma, insan hakları ve sosyal adalet ilkelerini temel alan; sosyal değişimi destekleyen, insanların iyilik durumunun geliştirilmesi için insan ilişkilerinde sorun çözmeyi, güçlendirmeyi ve özgürleştirmeyi amaçlayan ve bunun için insan davranışına ve sosyal sistemlere ilişkin teorilerden yararlanarak, insanların çevreleri ile ilişkilerine müdahale eden bir disiplin ve meslektir.”

Yazının tamamını oku »

fsahin_cetus1.jpg

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın UNICEF işbirliği ile düzenlediği “Çocuğa Karşı Şiddetle Mücadele Konferansı” Ankara’da yapıldı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Bakanlığın TÜBİTAK işbirliği ile hayata geçirdiği ÇETUS projesi ele çocuğa yönelik şiddeti başlamadan önleyeceklerini müjdeledi. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin; Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü olarak TÜBİTAK ile Çocuk Erken Tanı ve Uyarı Sistemi (ÇETUS) isimli bir projeyi 2013 yılında tamamlamayı hedefledikleri açıkladı. Proje ile çocukları daha yakından takip edebileceklerini belirten Şahin, “Şiddet olmadan önce eğer bu olacaksa, burada risk varsa, bunun olabilmesi ile ilgili bir tehlike görülüyorsa baştan müdahale edebileceğimiz yeni bir sistemi hayata geçiriyoruz” dedi.

Yazının tamamını oku »

luhmann.jpgRamage ve Shipp (2009) çalışmalarında yer alan detaylı biyografide belirtildiği üzere sistem kuramcısı Luhmann, 1927 yılında, Almanya’nın Lüneberg şehrinde doğmuştur. Hukuk eğitimi almış, avukat olarak da çalışmıştır. 1960 yılında bir yıl boyunca Talcott Parsons’la birlikte Harvard Üniversitesi’nde çalışmalarda bulunmuştur. Dönüşte akademisyen olarak hayatına devam etmiş, Bielefeld Üniversitesi’nde profesör olana değin farklı üniversitelerde çalışmıştır. Luhmann, 50 kitap ve birkaç yüz makale yayınlayarak 1998 yılında ölmüştür. Luhmann, Avrupa’da özellikle Almanca konuşulan ülkelerde yaygın olarak tanınsa da eserlerinin İngilizceye geç çevrilmesi sebebiyle çok tanınmamaktadır. Dil probleminin yanı sıra eserlerini takip edebilmek güçtür. Moeller tarafından 2006 yılında Luhmann’ı anlamak ihtiyacı üzerine “Ruhlardan Sisteme Kadar Luhmann Açıklandı” isimli bir kitap yayınlanmıştır. Kendisi de teorisinin tamamını bir labirente benzetmektedir. Luhmann’ın kariyerini ikiye ayırmak mümkündür. Yazının tamamını oku »

nt_2.jpgKurum yöneticilerine ‘müdür baba’, çalışanlarına ‘bakıcı anne’ diyen binlerce çocuk var devlet korumasında. Onlar madden öz ailelerinin bile sağlayamayacağı imkânlara sahip olsa da, boşluktalar. Yaşadıkları duygusal boşluğa rağmen hayatlarına devam etmeye çalışan çocuklar, kendilerine rehberlik edecek gönüllülere muhtaç… Sıkıntı çeken birini gördüğümüzde duygulanır hemen yardımına koşarız. Hatta cebimizdeki paradan verebileceğimiz kadarını hiç düşünmeden çıkarırız. İhtiyaç sahibinin yakınımızda olması da gerekmez çoğu zaman. Somali, Pakistan, Haiti… Dünyanın farklı bölgelerindeki milyonlarca mağdur için bile seferber oluruz gerektiğinde. Hem zekât hem de sadaka niyetiyle verdiğimiz bu maddî destek şüphesiz çok önemli ancak yeterli değil. Ama ne yazık ki bizler en yakınımızdaki insanlar için sadece paranın yetebileceği düşüncesiyle hareket eder olduk. Tek ihtiyaçları maddî destek midir acaba? Yazının tamamını oku »

destek.jpgAmerika başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde uygulanan ‘manevî terapi’ projesi Türkiye’de de hayata geçiriliyor. Gaziantep’in pilot il seçildiği projeye göre; destek ünitelerine bağlı olarak hayatını sürdüren hastalar, Müslüman ise Diyanet görevlilerinden, Hıristiyan ise papaz, Musevi ise hahamlardan hizmet talep edebilecek. Varsa, helalleşmek istedikleri kişilerle buluşturulacaklar. Türkiye, dünyanın birçok ülkesinde uygulanan ve hastalar üzerinde olumlu sonuçlar veren ‘Destek Tedavi Merkezi’ projesi için ilk adımı attı. Destek üniteleriyle hayatını sürdüren hastalara, dinleri dikkate alınarak manevî destek sağlanacak. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın pilot il olarak seçtiği Gaziantep’te uygulanacak proje kapsamında hastalar, helalleşmek istediği tanıdıklarıyla da bir araya getirilecek. Yazının tamamını oku »

yetim.jpgSakarya Üniversitesi öğrencileri ’empati’ yapıp 5 gün boyunca sokak çocukları gibi simit ve mendil sattı. Gençler, kazandıkları parayı muhtaç çocuklara bağışlasa da ‘çocuklarınızı çalıştırmayın’ mesajı verdi. Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Sosyal Hizmet Bölümü 2. sınıf öğrencileri, 5 gün boyunca sokak çocukları gibi çalıştı, kazandıkları parayı muhtaç çocuklara bağışladı. Bölüm öğrencileri, ‘Kuram ve Yaklaşımlar’ dersini sokakta uygulamalı olarak yaptı. Sokakta çalışan çocukların yaşadıklarını daha iyi anlamak isteyen öğrenciler, Doç. Dr. Mehmet Zafer Danış koordinatörlüğünde, 5 gün boyunca çarşıda ayakkabı boyadı, simit, mendil, yara bandı, su ve mendil sattı. Ayrıca Sakarya Emniyet Müdürlüğü’nden alınan broşürleri halka dağıtan öğrenciler, sokakta çalışan çocuklara yapılan her yardımın onları sokağa mahkûm ettiği konusunda halkı bilinçlendirmeye çalıştı. Broşürlerde ‘Açılan ele verilen her para bir sonraki eli getirir’, ‘Çocuklardan alışveriş yapmayın’, ‘Çocuklardan alışveriş yaparak onları sokağa mahkûm etmeyin’ içerikli yazı ve görseller yer aldı. Yazının tamamını oku »

siddet_son.jpgKadına şiddet uygulayan kişilere elektronik kelepçe veya bileklik takılmasına imkan sağlayan Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine ilişkin kanun tasarısı TBMM Başkanlığına sunuldu. Buna göre, kanun kapsamında korunan kişilerle ilgili alınacak tedbirlere mülki idare amiri tarafından karar verilecek. Alınacak tedbirler kapsamında kanun kapsamında korunan kişiye, gerekiyorsa beraberindeki çocuklara, bulunduğu yerde veya başka bir yerde, uygun barınma yeri sağlanabilecek ve gerekli görüldüğünde geçici maddi yardım yapılabilecek. Psikolojik, mesleki, hukuki ve sosyal bakımdan, rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilebilecek. Korunan kişinin hayati tehlikesinin bulunması halinde, ilgilinin talebi üzerine veya resen geçici koruma altına alınabilecek. Korunan kişinin çalışması durumunda, varsa çocukları için, gerektiğinde ücreti karşılanmak üzere kreş imkanı sağlanabilecek. Yazının tamamını oku »


© 2008 Tema Tasarım Just Skins | Yönetim