siddet.jpgKadına yönelik aile içi şiddet kadın ile erkek arasındaki eşitsiz güç ilişkileri nedeniyle ortaya çıkan toplumsal bir sorundur. Tüm dünyada görülen kadına yönelik aile içi şiddet kadının insan haklarının ihlalidir…  Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2002 yılında yapılan bir araştırma, dünya genelinde eşleri tarafından şiddete maruz kalan kadınların oranının %10-69 arasında olduğunu ortaya koymaktadır. Aynı çalışmada, şiddet gören kadınların %20 ile %70 arasında değişen bir bölümünün yaşadıkları bu şiddet olayından kimseye bahsetmedikleri ya da sadece çok yakın arkadaşlarına veya aile bireylerine söyledikleri belirlenmiştir. Ayrıca kadınların yaşadıkları bu sorunu çözmek üzere, güvenlik güçlerine ya da yardım alabilecekleri başka bir kuruma başvurma oranlarının çok düşük olduğu ortaya çıkmıştır.[1]

Kadına yönelik aile içi şiddet Türkiye’de de kadınların karşı karşıya kaldığı önemli sorunlardandır. Sorun Türkiye’de çok boyutlu olarak yaşanmasına rağmen bu konuda yapılmış çalışmaların sayısı son derece sınırlıdır. Bu nedenle şiddete uğrayan kadınların sayısı, şiddet biçimleri konusunda sağlıklı bilgilere ulaşmak mümkün değildir. Sınırlı sayıda yapılan çalışmalar, alanda faaliyet gösteren kurumların gözlemleri şiddetin boyutunu göz önüne sermektedir. Aile Araştırma Kurumu tarafından yapılan geniş ölçekli bir araştırmada kadınlara eşlerinin uyguladığı fiziksel şiddet %35, tüm şiddet türleri ise %53.6 oranında bulunmuştur (1995).

Sadece kadını değil yapısı gereği erkeği ve çocuğuyla tüm aile bireylerini ve toplumu etkileyen, biçimlendiren aile içi şiddetin önlenmesi için alınan tedbirler ise yeterli değildir. Şiddeti önleyici tedbirler yeterli olmadığı gibi, şiddet sonrası kadını ve çocuğu koruyacak etkin mekanizmalar, kurumsal yapılar da oluşturulmamıştır. TCK’ da kadın lehine düzenlemeler yapılmış olmasına rağmen, uygulamada sorunlar varlığını sürdürmektedir.

Şiddete uğrayan kadın için öncelikli talep, kadının şiddet ortamından uzaklaştırılması, kadını koruyucu tedbirlerin uygulamaya konmasıdır. Kadınlara, şiddete uğradıkları veya şiddet tehdidi yaşadıkları mekanı terk edebilme güvencesinin verilmesidir. Kuşkusuz çok boyutlu olarak hayata geçirilmesi gereken bu mekanların kamu desteği olmadan gerçekleşmesi mümkün görünmemektedir. Bu noktada kamuyu etkilemek, sorunun çözümü noktasında adım attırmak için toplumsal farkındalık çalışmalarına ağırlık vermek gerekmektedir.

Araştırmalar şiddete maruz kalan kadınların buna direnmek yerine kabullendiğini ve bu kabullenmişliği haklı çıkarmaya çalıştıklarını ortaya koymaktadır. “Öğrenilmiş çaresizlik” olarak tanımlanan bu durum şiddetin üstesinden gelmeyi zorlaştırmakta, dışardan verilen desteğin kabul edilmemesine neden olmaktadır. Yoksullukla doğru orantılı olarak artan şiddetle baş edebilmek için kadının destek veren kurumlara kolayca ulaşabilmesi ve güven duyması gerekmektedir.

Violence Against Woman in Family

Violence against woman in family is a social problem which has arisen due to unequal power relations between woman and man. Violence against woman which can be seen all over the world is a violation of human rights of woman.

According the study, carried out by World Health Organization in 2002 the rate of women subjected to violence, generally in the world, by their husbands is %10-69. The same study has shown that of between %20 and %79 women subjected to violence do not talked to anybody about the violence they have experienced or talked about it to their intimate friends or to their family members. Moreover, the study has revealed that the rate of appeal, in order to solve this problem, by women to security forces or to another organization from which they can receive assistance is very low.[2]

The violence against woman in family is one the most important problems in Turkey to which women encounter. Although this problem is being experienced in Turkey in its multi dimensions, the number of studies on the subject is very limited. Consequently, obtaining correct information concerning the numbers of women subjected to violence and the number of the forms of violence is impossible.

Limited number of studies, the observations of the organizations implemented activities in the field has shown that the size of the violence is great. According to a large scale research implemented by Organization of Family Researches, physical violence by their husbands is %35 and all the other forms of violence is %53.6 (1995)

Measures taken in order to prevent violence in family which influences and shapes not only women but also the whole family members, namely due to their nature men and the children, are insufficient. The measures taken in order to prevent the violence are insufficient and the active protective mechanisms and institutional structures after violence for women and children are also had not been developed. Although improvements in favour of woman in Turkish Penal Code had been effectuated in practice the problems have not disappear.

The priority demand for woman incurred to violence is estranging woman from the atmosphere of violence and putting into practice the protective measures for women. Providing security to women in to be capable of estranging the place in which she had been incurred to violence. It appears that effectuating these necessarily multi-dimensional places is impossible without public support. Increasing the activities on social awareness is necessary in order to influencing public and to make public to take a step.

The studies lay bare that women incurred to violence accept it instead of resisting to violence and try to justify this acceptance. This situation, called “learned helplessness”, makes overcoming violence difficult and results in refusing to accept the support given outside. Easy accessibility to the institutions, which assist to women and thrust, are necessary conditions for women in overcoming violence increasing directly proportional to poverty.

Kaynak: Hazırlayanlar: Ülker Şener, Gül Erdost, Sultan Karataş. Şiddet Artık Bu Evde Yaşamıyor Projesi Değerlendirme Raporu. Çağdaş Kadın ve Gençlik Vakfı. Yayın No: 6, Aralık 2008. S. 5-6.


[1] WHO (2002). “World Report on Violence and Health”.

[2] WHO (2002). “World Report on Violence and Health”.