sembiyoz.jpgSembiyoz; kişinin başkalarının yaşam enerjisi, kişiliği, statüsü sayesinde yaşaması, onsuz olamaması durumudur. Burada kişiler tüm ego durumlarını kullanmadan, tek bir kişinin olduğu ilişki durumuna girer. Sağlıksız bir ilişkidir, ortada birinin yaşamak için başkasına asalakça tutunmasıyla tanımlanan patolojik bir ilişki vardır.

Yeni doğan bebeğin anneye bağımlı olduğu dönem vardır. Anne ile çocuk arasında kurulan sembiyoz ilişki doğaldır. Fakat bu sembiyoz ilişki bebek büyüdüğü zaman da devam ederse, bu durum sağlıksız olur. Çocuk hiçbir zaman ayakları üzerinde duramaz, özerklik kazanamaz.

Oysa anne ve babalar, çocuklarının girişimini destekler, gelişimini alkışlar, yanlış yaptıkları zaman doğruyu bulmalarına yardımcı olurlarsa çocuk da kendisini sevmeyi, kabul etmeyi öğrenir.

Evlendiniz… Bu sefer daha sağlıklı bir ilişkiden bahsetmek istiyorum. Herkes kendi kimliğinde yaşıyor. Ama öyle bir şey oldu ki eşiniz ağır hasta, ciddi bir kaza geçirdi. Kendi ihtiyaçlarını karşılayacak durumda değildir. Peki, bu durumda ne olacak? Sembiyoz bir ilişki ortaya çıkacak. Diğer eş kendi isteklerine bakmayacak, onun ihtiyaçlarını ön planda tutacak. Kişinin ihtiyacı olduğunda yardım istemesinde patolojik bir durum yoktur. Anormal olan ise kişinin ihtiyacını karşılayacak güce sahip olması fakat “ben yapamam” deyip başkasına  kendi işini yüklemesidir.

Kadınlar genellikle narin olarak bilinirler. Narin oldukları için erkekleri sembiyoza davet ederler. Otobüse binen kadın elindeki eşyalarla “ben narinim, zor durumdayım” diyerek erkeğe gönderme yapar. Erkeğe verdiğiniz mesaj “ben güçsüzüm” mesajıdır.

Maalesef bizim kültürümüzde sembiyoz ilişkiye çok rastlanmaktadır. Bizler çoğunlukla başkasının problemlerini çözmeye hazırız. Çocuk tırmanmak isterken onu alıp çıkmak istediği yere koyarsak biz iyilik yaptığımızı düşüneceğiz. Fakat farkında olmadan ona kötülük yapmış oluyoruz. Çünkü çocuk tırmanırken kaslarını güçlendirmiş olacak, sonra da “oh çıktım başardım” diyecek. Bırakın da bu sevinci çocuklarımız yaşasın.

Hayatınızı kim yönlendiriyor dersiniz? Seçtiğiniz hayat mı bu, seçtikleriniz mi tüm yaşadıklarınız? Sizi diğerlerinden farksız yapmaya çalışan bu dünyada kendiniz olarak kalabilmek, dünyaya açtığınız savaştan galip gelmek demektir. Öyleyse içinizdeki gerçek gücün farkına varın ve yaşam rotanızı kendiniz belirleyin.

Havva Erdem