ergenlik.jpgErgenlik dönemi, aile yaşam evrelerinde ebeveynlerin çocuklarıyla ilişki yapısında değişime yol açan aile içi ilişkilerde kriz faktörü olan bir dönemdir. Ergenlik dönemi ile birlikte bireyin kişilerarası ilişkileri de gelişir, artar ve nitelik değiştirir. “Artık çocuk değildir”. Özellikle yaşıtlarıyla ilişkiler kurarak sosyal ilişki kurma becerileri geliştirir. İlişki başlatma, sürdürme ve gerektiğinde bitirme becerileri bu dönemde edinilir. Her ne kadar karşı cinsle ilişki yoğunlukta ise de ilişki kurma becerileri her iki cinsten arkadaşlar için geçerlidir.

Ergenlik dönemi bedensel değişikliklerin yaşandığı bir dönemdir. Hatta bu yüzden beden oranları değişir. Bu değişen beden oranları yüzünden kişi sakarlaşır, onlara uyum sağlayabilmesi için zamana ihtiyaç duyar. Bedensel değişiklikler kişinin elinde olan değişiklikler olmadığı için, kişi elinde olmadan meydana gelen bu değişiklikler çerçevesinde bedenini kabullenmek ve onu becerikli bir şekilde kullanmayı öğrenmek durumundadır. Özellikle dönemin başlangıcında her ne kadar beceriksizlik doğal ise de bu beceriksizliğin en kısa zamanda giderilmesi beklenir. Bir genç ergenlik dönemindeyse, duyguları inişli çıkışlıdır, duygu durumunda çok sık değişiklikler olur. Bazen öfkelenir bazen de içine kapanır. Karamsar, gelecek kaygısı içinde olabilir. Hayatta sorumluluklar almaya başlar. Fiziksel değişiklikler, genç kız – genç erkek için gerilim ve stres faktörüdür aynı zamanda. Genç, bu dönemde anne babasından ayrı bir varlık, farklı kişi olduğunu hisseder. Bir başkasına benzemeye çalışabilir, rol modelleri vardır. Sosyal varlık olarak, aile dışına çıkarak toplumsal ilişkilerini geliştirmeye başlar, arkadaş grubuyla etkileşime girer. Cinsel kimlik gelişmeye başlar. Çocukluktan gençliğe geçiş kademesidir. Özellikle kişilik, kimlik, sosyal gelişimi oluşur. Kimlik, kişilik gelişimi erkek ve kadın olarak cinsel bir kimlik kazanıyor, ya da değerleri oluşmaya başlıyor. Çocukluktan beri devam eden cinsiyet rolü kazanımı bu dönemde ilişki karmaşığı içinde ve özellikle karşı cinsle ilişkilerinde kendi cinsiyetinin rollerinin öğrenilmesi niteliğine bürünür.

Gençlik döneminde, sosyal ilişkileri açısından arkadaşları önem kazanmaya başlıyor. Ergenlik dönemini anne babaların sağlıklı yönetmesi gerekmektedir. Bu dönemde anne babalar nasıl davranırlar? Kontrollerini arttırmaya çalışıyorlar, daha koruyucu kollayıcı bir tavır alıyorlar, çevreye güvenemiyorlar, toplumdan çocukları adına korkuyorlar. Bu yaklaşım çocuk üzerinde baskının artmasına sebep oluyor. Ergenlik döneminde genellikle gençle, ailesi arasında, “çatışma yaşanıyor” . İnsanların, ailelerin ve toplumların yaşamında değişim, kriz faktörüdür. Eğer iyi yönetilemezse çatışmaya neden olur.  Ailenin yaşam döngüsü içersinde, aile yapısın değişerek küçük çocuklu aileden, ergen çocuklu bir aileye dönüşüyor. Çocuk, ergenlik döneminde arkadaşlarına yöneldikçe, sosyal hayata açıldıkça, ailenin dışına çıktıkça anne ve baba kaygı, endişe yaşıyor, yalnız kalmaktan korkuyor ya da toplumsal zarardan çekiniyor. Değişimi, krizi sağlıklı yönetebilmek için birbirimizi anlayabilmeli, fakat doğru anlayabilmeliyiz. Birbirimizi tanımlamak, sınırlamak, ne yapacağımızı belirlemek yerine, sadece duygularımızı anlayabilmek; annenin kaygılarını, çocuğun isteklerini anlamak gerekir. Anlama çabası etkili iletişimle ilgili bir yaklaşımdır.

Bir önceki dönemde kendi başına hareket edebilme becerisi kazanan birey, artık toplum içinde kendi başına girişimlerde bulunabilir. Başkalarıyla kendi tercihleri doğrultusunda etkileşimler kurabilir. Bunun bir sonucu olarak duygusal yakınlıklar meydana gelir. Bu duygusal yakınlıklar aynı zamanda ana-babadan duygusal ayrılmanın bir görüntüsüdür. Önceki dönemlerde şu veya bu şekilde etrafındaki yetişkinlere dayanmak durumunda olan kişi artık onlar olmadan da yaşayabileceğini (en azından kendine) kanıtlamak durumunda kalır.

Vicdan gelişimi bu dönemde birtakım temel değer yargılarının gelişmesi biçimini alır. Hayatta neye değer verdiğini belirleyen ergen bu yüzden sık sık ideolojik kötüye kullanmalara maruz kalır. İdeolojik düşüncelerin yoğunlaşması bu gelişim görevinin bir görüntüsüdür.

 Değer sistemi geliştirme ve sosyal gelişimle bağlantılı olarak ergen, artık yetişkin toplumsal düzeni içine girmek ve sorumluluk yüklenmek ister. Çünkü son analizde ergenlik “Çocukluktan çıkan kişilerin yetişkinliğe kabul edilmeden önce bekletildikleri yerdir.” Ergenlik dönemindeki sosyal ve ideolojik hareketlerin bir anlamı da budur. Başka bir deyişle ergenler sorumluluk yüklenmek istemektedirler.

Fatih Kılıçarslan / Sosyal Hizmet Uzmanı