baskan_norvec.gifDerneğin son 2 yıldır başkanlığını yapan genç ve dinamik başkanı Tor Levin Hofgaard’la ofisinde sohbet ediyoruz. Derneğin başına geçtikten sonra medyada görünmekten ve güncel tartışmaları katılmaktan çekinmeyen başkan, modern medya yöntemleriyle de toplum içinde psikoloji biliminin ve psikologların yerini vurgulamaktan çekinmiyor… Konuşmaya başlamadan önce benim neden bu söyleşiyi hazırladığımı merak ettiğini söylüyor. Böyle bir soruya hazırlıksız yakalanan ben, Hacettepe Psikoloji 84′ mezun olduğumu ve Norveç’e master yapmaya geldiğimi ve daha sonra bu ülkeye yerleşmeye karar verdiğimden söz ediyorum. Geçen zamana rağmen Türkiyede’ki psikoloji alanındaki gelişmeleri takip etmeye çalıştığımdan da bahsediyorum. Ayrıca ülkeler arası yeni bağlar kurulmasını sağlamak arzusuyla geçen sene Türk Psikologlar Derneği Genel Başkanı Gonca Soygüt’le bir söyleşi yaptığımı ve bu söyleşinin Norveç Psikoloji Dergisinde bu günlerde yayımlanacağını anlatıyorum. Bu görüşmenin de aynı amacı taşıdığını ama bu sefer Norveç Psikologlar Derneğini Türkiyeli meslektaşlara, Oslo’da yapılacak 11. Avrupa Psikoloji Kongresi öncesi tanıtmayı anlamlı bulduğumu söylüyorum. Hofgaard büyük bir ilgiyle beni dinledikten sonra soruları şöyle yanıtlıyor:

Sayın başkan, Norveç Psikologlar Derneğinin (NPF-Norsk Psykolog Forening) tarihçesiyle ilgili genel bilgiler verir misiniz?

İlk psikoloji bölümü 100 yıl önce Oslo üniversitesinde kuruldu. Derneğimiz bu tarihten 25 yıl sonra, 1934′ de, psikoloji bilim derneği olarak kuruldu. 1945′ de hem bilim hem de meslek derneği haline dönüştü. Bu yıl 75. yılımızı kutluyoruz. 1974 önemli bir yıl derneğimiz için. Bu yıl içinde psikolog meslek yasası kabul edildi. Bu yasa ile psikologluk ünvanı korunmaya alındı. Sağlık Bakanlığı tarafından ve psikologlar sağlık personeli olarak kabul edildi. Bugün ülkenin en büyük üniversitelerinde psikoloji bölümü mevcut ve psikolog ünvanına hak kazanabilmek için en az 6 yıl süren bir meslek eğitiminden geçmek gerekiyor. 1959 da kabul edilen uzmanlık alanları 1985′ de tekrar uygulama alanındaki gelişmelere uygun olarak genişletildi. Ayrıca yeni sağlık kanunlarının çıktığı 1999 yılı dernek üyeleri için çok önemli bir yıl. 1999’da çıkarılan ve 2001 ‘de yürürlüğe giren yeni sağlık yasası psikologları bağımsız sağlık görevlisi kabul ederek doktorlarla eşit statüye sahip olmasını sağladı. Ruh sağlığı hizmetlerinde bugün psikologlar doktorlar ile ve uzman psikologlar psikiyatristlerle eşit statüye sahip. Bugün Norveç’te her psikiyatri kliniğinde mutlaka bir uzman psikolog kadrosu bulunması gerekiyor. Psikologlar bağımsız olarak:

– Değerlendirme yapabilir

– Gerekli görürse test ve psikolojik araştırma yöntemleri uygulayabilir

– Teşhis koyabilir

– Tedavi edebilir

– Zorunlu tedavi uygulayabilir

– Zorunlu tedavinin hangi şekilde olacağına karar verebilir

– Sigorta ve emekli sandığıyla ilgili işlemlerde bilirkişi olarak rapor hazırlayabilir

– Tedavinin ne zaman sonlandırılacağına karar verebilir

Bunların yanı sıra psikologlara bir takım yükümlülükler de getirildi bu yasayla:

– Psikologlar aynen doktorlar gibi, alanlarıyla ilgili acil durumlarda yardım etmekle yükümlüdür

– Nerede olursa olsun resmi sağlık görevlisi statüsündedir

Psikologların psikolojik rahatsızlıklara bağlı olarak hasta raporu verme ve 2. ve 3. basamak ruh sağlığı hizmetlerine sevk etme hakları konusundaki uğraşlar verimli sonuçlar verdi. Şu an psikologların hasta raporu verme hakları Norveç’teki iki bölgede deneme aşamasında.

Bu gelişmelere en önemli desteğin doktor ve psikiyatristlere bir alternatif isteyen kullanıcı/hasta yakınları örgütlerinden gelmekte olduğunu söylemek istiyorum. Ayrıca bu gelişmenin 1999’da başlatılan ve 10 yıllık bir süreyi kapsayan ülke çapında “Ruh sağlığı alanında yatırım projesi” ile yakından ilgili olduğunu da vurgulamak istiyorum. Son 10 yıl içinde yapılan yatırımlarla ruh sağlığı alanında hizmet veren psikologların sayısı % 104 artmış durumda. Bugün ruh sağlığı alanında çalışan psikiyatrist sayısı 1400 iken psikolog sayısı 2300′ ü bulmakta ve dolaysıyla en büyük sağlık personeli konumunda. Özet olarak ulaştığımız noktadan memnun olduğumuzu belirtmek istiyorum.

Dernek üyeleri ve dernek hakkında bilgi verir misiniz?

Norveçteki psikologlarin %90′ ı derneğe üye ve dernek üyeliği kalite damgası niteliginde. Derneğin üye sayısı 6113, buna 955 öğrenci üyeler de dahil. Öğrencilerin derneğe düşük aidatla üye edilmesi konusunda çok bilinçli davranıyoruz. Dernekte öğrencilere ait bir organ var ve bu organ yönetimde iki üyeyle temsil edilmekte. Dernek üyelere bir takım haklar sağladığı gibi aynı zamanda onların mesleki etik kuralara uygun olarak meslek icrasını kontrol etmekle yükümlü. Dernek üyelerinin yaklaşık yüzde 10 kadarı birinci basamak sağlık hizmetlerinde veya okul psikologu olarak çalışmakta. Yüzde 58’i ikinci basamak sağlık kesiminde çalışmakta ve bunların yarısı uzman psikolog. Aktiviteler genelde gönüllü çalışmaya dayalı. Derneğin 19 yerel şubesi kendi yönetici kadrolarıyla demokratik dernek çalışmasının asıl temelini oluşturmakta. Her 3 yılda bir yerel şubelerin ve genel dernek merkezinin katılımıyla yapılan toplantılarda demokratik yöntemlerle derneğin çalışmalarını yönlendirecek ana hatlar belirleniyor. Örgütlenmenin diğer önemli bir parçası ise her iş yerinde o işyerinde çalışan psikologların kendi aralarında seçtiği psikologların meslek haklarını gözeten bir temsilcinin olması. Hem yerel subeler hem de işyerlerindeki temsilciler merkez şube tarafından zaman zaman kurslara tabi tutuluyor ve değişik yollardan destekleniyor, örneğin gerektiginde avukat yardımı sağlanıyor.

Derneğin çalışmalarına yön veren ana hatlardan söz edermisiniz?

Derneğin kuruluş amaçlarından en önemlisi insanların yaşama koşullarını ve yaşam kalitesini psikoloji bilimini ileterek ve uygulamaya geçirerek artırmak olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum. Buna bağlı olarak uygulamalı psikoloji ile insanların ihtiyacı ve hakkı olan yardımı almasını sağlamak çok önemli. Ayrıca hem klinik hem de araştırma alanlarında etik standartlar belirlemek ve son olarak da psikologlar için daha iyi iş koşulları ve meslek haklarıyla ilgili uğraşlar geliyor. Kuruluş amaçlarına bağımlı olarak derneğin temelini oluşturan ve aktivitelerini şekillendiren üç alandan söz etmek mümkün.

Derneğin kuruluş amaçları doğrultusunda yapılan dışa dönük çalışmalar odaklaştığımız en önemli alan. Bu dönem öncelik verdiğimiz konu halkın psikolojik yardıma daha kolayca ulaşabilmesi için 1. basamak düzeyinde psikolog kadroları açılması. Norveç’te bugün herkesin bir aile doktoru var ve herkes ihtiyaç olduğunda kolayca kendi doktoruna ulaşabilmekte. Somatik yani bedensel bir rahatsızlık olduğunda böyle bir imkan sağlanmakta ama psikolojik rahatsızlıklar söz konusu olduğunda durum maalesef çok farklı. Ruh sağlığı hizmetleri genelde 2. basamak sağlık hizmetleri çerçevesi içinde sunulmakta. Dolaysıyla halkın psikolojik sorunlar henüz büyümeden en kısa zamanda psikolojik yardıma ulaşması, sevk rutinleri ve kaynak yetersizliğinden uzayan kuyruklar nedeniyle mümkün değil. Yardım almak isteyen pek çok insan geri çevriliyor psikolojik sorunları yeterince ciddi bulunmadığı için. Özel olarak çalışan uzmanların kapasite sorunu var. Dolayısıyla aile doktorları gibi insanların psikologlara 1. basamak sağlık örgütü içinde kolayca ulaşmasını sağlamak için girişimlerde bulunuyoruz. Sağlık ocağı ya da halk sağlık evi adı altında insanların her türlü sağlık sorunlarıyla gidebilecekleri bir yer öneriyoruz. Bu çalışmada ilkemiz: Daha iyi halk sağlığı için halka yakın, kolay ulaşabilir ve önleyici sağlık hizmetleri. Bu girişimle ilgili olarak derneğin üzerinde çalıştığı konulardan birisi önleyici halk sağlığı konusunda donanımlı psikologlar yetiştirmek için psikoloji bölümleriyle diyalog içinde olmak. Dernek olarak “klinisyen toplum uzmanlığı” adı altında yeni bir uzmanlık alanı açmaya karar verdik bu ihtiyacı karşılamak için.

Şimdilik bu konuda yapılan girişimler bir sonuç vermese de bu konuda toplumdaki pek çok kesimden destek alıyoruz. Hatta bazı belediyelerde çocuk /gençlere ve yetişkinlere önleyici psikolojik yardım verebilecek psikolog kadroları açılmış durumda.

Daha önce de değindiğim gibi öncelik verdiğimiz bir diğer alan psikologların uzmanlık egitimi. Uzman psikolog olmak son yıllardaki ücret artışlarıyla artık çok çekici hale getirildi. Uzmanlık eğitimi Norveç’te 6 yıllık temel eğitimden sonra gelen 5 yıllık bir eğitimi içeriyor. Bu eğitimi dernek düzenliyor ve uzmanlık unvanlarını da dernek veriyor. 5 yıllık eğitim uzmanlık alanıyla ilgili değişik kursların yanı sıra hem uzmanlık alanında hem de değişik alanlarda bir süpervizyon altında belirli sürelerde çalışıp deneyim kazanmayı da içeriyor. Bu eğitimin sonunda bilimsel bir çalışmayı yazılı olarak sunmak da şart.

Sayın Hofgaard, Norveç Psikologlar Derneği ile Türk Psikologlar Derneğinin işbirliği yapabileceği alanlar konusunda görüşünüzü almak istiyorum.

Son dönem Avrupa’da geçerli olacak ortak bir psikolog eğitim standartları üzerinde çalışıyoruz ve diğer ülkelerle işbirliği yapıyoruz bu konuda. Aynı şekilde bu alanda Türk Psikologlar Derneği ile bir işbirliği düşünebiliriz. Aynı zamanda Norveç’te yaşayan Orta Doğudan gelme göçmenlere daha iyi hizmet verebilmek için kültürel bakış açıları konusunda fikir alış verişinde bulunmak iyi olur kanısındayım.

Söyleşiyi Yapan: Emine Kale

Specialist in Clinical Psychology/ Project Officer

Norwegian Centre for Minority Health Research

Oslo, Norway

Kaynak:http://psikolog.org.tr/headnews_detail.asp?id=106