ale_siddet_paneli20111.JPGRize İl Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Aile İçi Şiddet ve Çocuk İstismarı Paneli” 04.03.2011 tarihinde Rize İsmail Kahraman Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Panele konuşmacı olarak katılan Sosyal Hizmet Uzmanı Zeki KARATAŞ, aile içi şiddet ve çocuk istismarı konusunda sosyal hizmet müdahalesinin nasıl olması gerektiğini anlattı. Şiddete uğrayan kadınlara hem danışmanlık, hem de konuk evi hizmeti sunduklarını belirten Karataş, Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü olarak her zaman mağdur kadını ve çocuğu korumaya çalıştıklarını ifade etti.

Karataş sunumunda şunları vurguladı: “Ailenin Korunmasına Dair Kanun ve Çocuk Koruma Kanunu şiddete uğrayan kadının ve çocuğun korunması gerektiğini vurgulamaktadır. Ancak şiddetle mücadelede yasalar tek başına yeterli olmamaktadır. Toplumsal duyarlığı arttırmak için her kesimden insanlarımızı bilinçlendirici çalışmalara ağırlık vermeliyiz.”

Panelde 4 konuşmacı konunun farklı yönlerine vurgu yaptı. Konuşmacılar: Prof. Dr. Sabahat TEZCAN (Hacettepe Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı), Prof. Dr. Betül ULUKOL (Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi), Yrd. Doç. Dr. Yılmaz YURTSEVEN (Ondokuz Mayıs Üniversitesi Hukuk Fakültesi), SHU Zeki KARATAŞ (İl Sosyal Hizmetler Müdür Yardımcısı)

4 konuşmacının yer aldığı panel protokol mensupları, yerel yöneticiler, sivil toplum kuruluşları, eğitimciler, sağlık personeli, sosyal hizmet çalışanları, emniyet görevlileri, anne-babalar, öğrenciler ve basın mensupları tarafından ilgiyle takip edilmiştir.

Panelle ilgili medyada yer alan haber:

Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sebahat Tezcan, yaptıkları bir araştırmaya göre görüştükleri kadınların yüzde 39´unun yaşamlarının herhangi bir evresinde eşleri veya birlikte yaşadığı kişilerden fiziksel şiddet gördüğünü belirlediklerini söyledi. Tezcan, Rize İl Sağlık Müdürlüğünce İsmail Kahraman Kültür Merkezinde düzenlenen ´´Kadına Yönelik Şiddet ve Çocuk İstismarı´´ konulu panelde, tasvip edilemeyecek bir durum olan şiddetin yaşamın her evresinde görülebildiğini belirtti. Şiddetin her şeyden önce bir halk sağlığı sorunu olduğunu, çok yaygın ve pek çok olumsuzluğa neden olabildiğini vurgulayan Tezcan, şiddetin bulaşıcı olduğunu, şiddet görenin ileride kendisinin de şiddete başvurduğunu kaydetti. Şiddetin fiziksel, ruhsal ve cinsel yönden görülebildiğini anlatan Tezcan, ´´Kadın şiddeti en yakınındaki erkeklerden, sırtını dayayacağı, güveneceği kişilerden görmektedir. Duygusal şiddet çoğu zaman bir şiddet olarak bile görülmemektedir. Oysa bu da çok ciddi bir şiddet türüdür´´ diye konuştu. Enstitülerince 2008 yılında kadına aile içi şiddete yönelik kapsamlı bir çalışma yaptıklarını anlatan Tezcan, şunları söyledi: ´´Bu çalışmada ülke genelinde 15-59 yaş arası evlenmiş 13 bin 500 kadınla görüştük. Görüştüğümüz kadınların yüzde 39´u yaşamlarının herhangi bir evresinde eşleri veya birlikte yaşadığı kişilerden fiziksel şiddete maruz kaldığını belirttiler. Yüzde 15´i de cinsel şiddete maruz kalmış. Her iki şiddeti de yaşayanların oranı ise yüzde 42 olarak gerçekleşmiş. Kadınların yüzde 44´ü duygusal şiddete maruz kalmış. Bölge olarak kadınların en fazla şiddete maruz kaldığı yerler Orta Anadolu ile Doğu Anadolu bölgeleri. Kadının öğrenim düzeyi arttıkça şiddet biraz azalıyor, ama tamamen ortadan kakmıyor. Görüştüğümüz kadınlardan üniversite mezunlarının yüzde 17´si fiziksel ya da cinsel şiddete uğramış. Ancak bu oranın biraz daha yüksek olduğunu düşünüyorum. Çünkü eğitim düzeyi düşük olan kadınlar, artık bu olayı kabullenmiş, anlatmaktan çekinmiyor. Ama bazı üniversite mezunu kadınlar, bu durumu kabullenemeyip saklıyor.´´ Kadına yönelik şiddetin global bir durum olduğunu ve ciddiye alınması gerektiğini vurgulayan Tezcan, araştırmalarına göre şiddete uğraşan kadınların yüzde 41´inin tedavi olması gerektiğini, şiddete maruz kalan kadınların yüzde 92´sinin de bu durumu hiçbir yere bildirmediğini açıkladı. Şiddete maruz kalan kadınların çocuklarının da bu durumdan etkilendiğini belirten Tezcan, ´´Annesi şiddete maruz kalan 6-14 yaş arası çocukların sağlık durumlarına yönelik bir araştırmada, bu çocuklarda kabus görme oranının 2-3 kat arttığı, ağlayarak uyandıkları, bazen de saldırgan bir tutum takınabildikleri görülmüş´´ dedi.

Şiddet, Çocuğun Gelişimini Her Yönden Etkiliyor

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Betül Ulukol ise çocuk istismarının çocuğun fiziksel, duygusal ya da cinsel gelişimini etkileyen, beden ve ruh sağlığına zarar veren tüm unsurlar olduğunu söyledi. Bir evde şiddet olması durumunda çocuğun da bundan nasibini aldığını vurgulayan Ulukol, ´´İstismar edilen çocuklar alkol, uyuşturucu ağına kolayca düşebiliyor. Bir araştırmaya göre bu tür çocuklarda intihara teşebbüs etme oranı 12 kat, sigara, alkol bağımlılığı ve cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanma oranı 4 kat artmaktadır. Yapılan araştırmalara göre istismara uğrayanlar çok daha erken ölmektedir´´ dedi. Evde şiddet olması durumunda bunun zincirleme olarak diğer bireylere yansıdığını kaydeden Ulukol, ´´Erkek kadına, kadın da çocuğa şiddet uygulamaktadır. Çocuk da kendine ne yapılırsa onu öğreniyor. İstismara uğrayan çocuklar bazen tamamen dışa kapanabilmekte, bazen de hayata tutunabilmek için kendisine uygulanan şiddeti kullanabilmektedir. Cinsel yönden şiddet gören bir çocuk, daha sonra cinselliği kullanarak hayata tutunmaya, bundan faydalanmaya çalışabilmektedir´´ diye konuştu. Panele Rize Valisi Seyfullah Hacımüftüoğlu, Rize Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazmi Turan Okumuşoğlu, İl Emniyet Müdürü Şammaz Demirtaş, İl Sağlık Müdürü Mustafa Tepe, İl Sosyal Hizmetler Müdürü Mehmet Nuri Gezmiş ile davetliler katıldı.

SHU Zeki Karataş’ın sunumu için tıklayınız…

aile_siddet_paneli2011_2.JPG

aile_siddet_paneli_3.JPG

ale_siddet_paneli20111.JPG