ergenlik.jpgTarihin her döneminde bütün toplumlarda var olan risk faktörleri aile üyelerinin psiko-sosyal işlevselliklerini ve toplumsal yaşama aktif bir birey olarak katılımlarını kısıtlamakta ya da engellemektedir. Ailedeki risklere zamanında müdahale edilemediğinde çocuklar uzun yıllar ihmal ve istismara maruz kalmakta ve geri dönüşü mümkün olmayan gelişimsel gerilikler yaşamaktadırlar. Ülke nüfusumuzun % 25,3’ü 14 yaş altı çocuklardan oluşmaktadır. Ancak bu çocuklardan koruma sistemine dâhil olanların, ihmal istismar nedeniyle hayatını kaybedenlerin, özel desteğe ihtiyacı olanların, denetim ve gözetim altında olanların belirlendiği bütüncül bir ulusal veri tabanı bulunmamaktadır. Yüksek risk altındaki çocuk ve ailelerden başlanarak hizmet planlaması yapılabilmesi için çocuk ihmali ve istismarı alanında ulusal düzeyde risk piramidi oluşturularak sorunun büyüklüğünün ortaya çıkarılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu amaçla sağlık, eğitim, emniyet ve sosyal hizmet kurumlarının hizmet alanlarına giren çocuk ve ailelere yönelik risk taraması yapılarak erken müdahale sisteminin devreye girmesi sağlanmalıdır.

Aile içinde yaşanan riskli olaylar sonrasında yapılan incelemeler, ortaya çıkan trajik durumların uzun bir süreçten geçerek geliştiğini göstermektedir. En acı olanı da ailedeki birçok sosyal risklerden ailenin yakınında bulunan komşu ve akrabaların haberdar oldukları, okullar ve sağlık kuruluşları gibi resmi makamların sorunun farkında oldukları gerçeğidir. Aile içinde yaşanan sorunlara nasıl müdahale edileceğinin bilinmemesi ya da özel alan diye nitelendirilerek aile bireylerinin yalnızlığa itilmesi bedeli ağır olan sonuçların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu nedenle aileye destek olacak koruyucu, önleyici sosyal hizmet modellerinin bir sosyal refah politikası dâhilinde işlevsel hale getirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla erken müdahale sistemleri sayesinde ailedeki olası risklere zamanında önlem alınarak gelecekteki muhtemel tehlikeler engellenebilmektedir. Erken müdahale ve önleme, doğrudan sorun çözümlemekten çok çocuğa, aileye ve topluma psiko-sosyal ve ekonomik yönden uzun vadede yararlı olmaya odaklanmış uygulamalardır.

Makalenin tamamını okumak için tıklayınız…